Ay: Haziran 2014

  • 7 Maddede Staj mı, Yaz Okulu mu?

    Üniversitelerde final dönemi, bahar şenliklerden hemen sonra başlar. Bu sene şenlikler maalesef pek tatsız oldu; hatta birçoğu malum Soma faciası nedeniyle iptal edildi. Üniversiteden mezun olalı 4 yıl olsa da benim için bahar şenlikleri cazibesini korumaya hala devam ediyor. 🙂

    Finallerden sonra artık derslerin durumu şekillenmeye başlar. Derslerin durumu şekillenmeye başlarken bir yandan da yaz aylarını nasıl geçireceğinize karar vermeniz gerekebilir. Aslında bunu neredeyse Şubat ayından itibaren planlamaya başlamanız gerekir…

    • Yazın kısa süreli iş bulup çalışacak mısınız?
    • Yaz okuluna mı gideceksiniz?
    • Hem yaz okulu hem staj mı?
    • Yoksa biraz staj, biraz tatil mi yapacaksınız?

    Bütünleme sınavları varsa her şey daha kolaydır

    Bildiğiniz gibi bazı üniversitelerde yaz okulu olmayabiliyor. Onun yerine “BÜT” denilen, bütünleme sınavları var. Öğrenciler için her zaman bütünleme sınavları daha avantajlı olmakla birlikte, mantıklı olan da bütünleme sınavının tercih edilmesidir. Yaz okulu açmak ise işi ticarileştirmek ve öğrenciyi gereksizce yormak içindir.

    Yukarıdaki sorulara kendi içinizde doğru cevaplar vermek, belki şimdi sizin için çok önemli gibi durmasa da ileride bu kararların sizin için çok önemli olduğunu göreceksiniz. Bu yaz mezun olmayı planlayanlar için ise devreye farklı sorular ve stratejiler girecek. Öyleyse biraz plan yapalım…

    1. Eğer yaz okulu olan bir öğrenciyseniz ve ara sınıflarda okuyorsanız -bu yaz mezuniyet beklemeyen- zorunlu olsun veya olmasın iyi bir staj fırsatı yakaladıysanız yaz okulu yerine staj fırsatını değerlendirmenizi öneririm.

    Buradaki “iyi bir staj fırsatı” kısmını açayım. İyi bir staj fırsatı, size referans olacak, çok şey öğrenebileceğiniz iyi bir şirkette olan ve/veya gelecekte çalışmak istediğiniz alanda gerçekleşecek bir stajdır. Sorulması gereken soru: Bir daha böyle bir fırsat yakalayabilir miyim? Unutmayın staj, öğrenciyken yapılır.

    2. Okulunuzun uzaması durumu olup, bunun size ciddi bir maddi yük getirmesi söz konusuysa, ücret alabileceğiniz staj programlarına yönelin.

    Yaz okulunun da size maddi bir yük getireceğini düşünürsek, hem staj yapmış olur hem de para kazanmış olursunuz. Öğrenciyken para kazanmanın tadını çıkarırken, derslerinizi normal eğitim-öğretim sezonu içinde alabilir, böylelikle daha rahat ve zevkli bir şekilde derslerinizi geçebilirsiniz. Okul uzayacak diye karşınıza çıkan fırsatları kaçırmayın.

    3. Ailenize okulunuzu uzattığınızı söylemek zor geliyorsa ve bunun için yaz okuluna gitmeliyim diyorsanız; ileride staj yapmadığınızı söylemek daha zor gelecek.

    İş görüşmelerinde “Annem okulumun uzamasına kızar diye staj yapmayıp yaz okuluna gittim.” derseniz annenizden terliği yersiniz!

    stajyer

    4. Yaz okulunda bazen dersleri geçmek daha kolaydır. 

    Bazı derslerde yaz okullarında sınav soruları daha kolay olabileceği görülmüştür. Öte yandan sınıfın başarı ortalaması da daha düşük olacağından, gerçekten geçmekte çok zorlandığınız dersler için yaz okulu mantıklı olabilir. Ancak bunun için üst dönemlerden bilgi almayı ihmal etmeyin. Yoksa yazın herkes tatilden fotoğraflar paylaşırken siz hala okulda birkaç eski tip ile birlikte ders dinlersiniz. Öte yandan boş yere güzel bir tatil ve verimli bir staj fırsatını da kaçırmış olursunuz.

    5. Stajlar ileride size referans olabilecek yeni insanlar tanımanıza katkı sağlar.

    Staj yapmanın bir diğer faydası da şirket içinde kuracağınız sağlıklı ilişkilerdir. Şirket içindeki büyükleriniz ile tanışıp, ileride onların referanslarını isteyebilirsiniz. İleride staj yaptığınız şirkette oluşabilecek iş fırsatlarında avantaj yakalayabilirsiniz. Bu gibi nedenlerle staj yapmanın iş hayatındaki ağınıza “networking” ciddi katkısı olur.

    6. Stajlarda ileride işinize çok yarayabilecek arkadaşlıklar kurabilmeniz olasıdır. 

    Benzer okul ve bölümlerden gelen, ilgi alanları birbirine yakın insanlar olarak düşündüğünüzde, stajyerlerin birbirleriyle ileride ortak iş ve iş birliği yapma olasılıkları yüksektir. Ayrıca  stajyrler arasında staj süreci boyunca “aynı geminin yolcusu“, “kader ortağı” gibi bir psikolojik yakınlık olacağını da hesaba katarsak, yaz okulu ile kıyaslanamayacak faydaları vardır.

    7. Mezun olmanız hayat memat meselesiyse sözü uzatmaya gerek yok; yaz okuluna gidin ve mezun olun.

    Ancak mezun olmanın hayat memat meselesi olmaması gerektiğini hatırlatalım. Eğer mezun olduktan sonra çalışmak istediğiniz işiniz hemen hazırsa, elbette yaz okuluna gidin.

    Hem yaz okulu hem staj!

    Eğer tarihleri ve ders planını iyi planlayabilirseniz, yazın hem staj hem de yaz okulunu bir arada götürebilirsiniz. Hatta Eylül ayında küçük bir tatil bile sıkıştırabilirsiniz. Bunu başaran insanlar tanıyorum. 🙂

    Bütün bu söylediklerimde aslında ortak nokta şu: Sonuna kadar staj yapmayı zorlayın. En değerli ve anlamlı staj, öğrenciyken yapılandır ve unutmayın, bu şansı mezun olduktan sonra kaybedeceksiniz.

  • Bloglara Yorum Yazdığınızda Fotoğrafınız Gözükmeli

    Online dünyada size ait bir kimliğiniz vardır ve bu kimlik ile internette var oluruz. Öyle ki internet ortamında sahip olduğumuz kimlik, dış dünyadaki kimliğimize göre çok daha erişilebilir durumdadır. Öyleyse online kimliğimize yeterli önemi göstermeli ve bu yönde çaba sarf etmeliyiz.

    İnternet ortamında kimliğimizi bıraktığımız yerler öncelikle Facebook, Twitter gibi sosyal ağlar olsa da bunlardan çok daha önce var olan bloglar, dış dünyaya tamamen açık halde olmaları açısından bana göre çok daha kritik. Bu açıdan bloglara, haber sitelerine bırakılan yorumlara ve profilimizin görünümüne daha çok özen göstermeliyiz.

    Size ait fotoğrafınız ile yorum yazmanız ciddiye alınmanızı sağlar.

    Bloglara yorum yazdığınızda fotoğraf alanında kişisel fotoğrafınızın gözükmesi, yazdıklarınızın ve sizin daha çok ciddiye alınmasını sağladığı gibi yorum yazan kişinin gerçek bir profil ile yorum yazdığını gösterir. Bu açıdan bloglarda size ait bir fotoğraf ile yorum yazmanız online itibarınız açısından da son derece önemlidir.

    Bloglara birçok servis aracılığıyla yorum yazabilirsiniz. Örneğin, yakından bildiğiniz gibi Facebook hesabınız aracılığı ile bloglarda yazı altına yorum yapabiliyorsunuz. Bu özelliği birçok web sitesi ve blog kullanırken İnfopik’te bunu tercih etmiyoruz. Özellikle kimliksiz, spam ve nickname ile yazılan önemsiz ve değersiz yorumlara sayfalarımızda yer vermek istemiyoruz. Online ortamda da gerçek kimliklerimizle var olmanın gerektiğine inanıyoruz.

    Gravatar ile WordPress altyapısı ile oluşturulan bloglarda fotoğrafınız gözüksün.

    Bildiğiniz gibi artık bloglar ve birçok içerik sağlayıcı site WordPress altyapısı ile çalışmakta. -İnfopik de bu sitelerden biri.- Blogspot ve diğer birçok blog sağlayıcı platformu dışarıda tuttuğumuzda online dünyadaki içerik sitelerinin çok büyük bir kısmı ve en iyileri WordPress alt yapısı ile oluşmaktadır.  İşte WordPress alt yapısı ile oluşturulan bütün sitelere yaptığınız yorum gönderilerinde fotoğrafınızın görünmesi için yapmanız gereken çok basit bir işlem var: Gravatar’da bir hesap açmak.

    Gravatar’da kaydettiğiniz e-posta adresiniz ile yorum yazmalısınız.

    Gravatar’a –https//tr.gravatar.com– girip bir hesap açarak uygun bir fotoğraf yükleyin. Burada dikkat etmeniz gereken nokta yüklediğiniz fotoğraf ile kullandığınız e-posta adresinizin eşlendiğini unutmamanız. Yani siz e-post adresinize fotoğraf bağlamış oluyorsunuz. Yorum yazdığınızda fotoğrafınızın görünmesi için yorum yazarken kullandığınız e-posta adresi ile Gravatar’da kaydettiğiniz e-posta adresinin aynı olması gerekiyor.

    Bütün bu işlemlerin sonucunda artık siz de online dünyada avatar olmaktan çıkıp gerçek kimliğinize bürünebileceksiniz!

  • Dünya Kupasında Kırmızı Kart Görmesi Beklenen 12 Futbolcu

    Brezilya’da, 12 Haziran-13 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek olan FIFA Dünya Kupası 2014‘de maalesef milli takımımız yer almayacak olsa da dünya kupası heyecanından kendimizi mahrum edecek değiliz.

    Bu yaz dünya kupası, yani futbolun en üst organizasyonunu yaşamış olacağız. Saat farkı gibi zorlayıcı nedenler belki yeteri kadar takip etmemizi zorlaştıracak olsa da bir NBA maçı izlercesine geceleyecek hatta sabahlayacağız. Ya da ertesi gün benim gibi işe gitmek zorunda kalacak olanlar maç sonucunu sabahleyin uyandıklarında cep telefonlarından öğrenerek dünya kupasını idare edecekler. 🙂 Neyse ki yine de bazı maçlar makul saatlerde olacağından takip edebileceğiz.

    Dünya kupasında Türk milli futbol takımı yer alamayacak ama birçok yıldızı izleme fırsatı yakalayacağız. Dünya kupasının başlama tarihi yaklaştıkça turnuvada oynayacak yıldız futbolcular kesinleşmiş oluyor ve bu yıldızların birbirleriyle yapacağı maçları hayal etmek inanılmaz bir heyecan yaşamamıza neden oluyor. Bununla birlikte bahis şirketleri ilginç listeler ve istatistikler çıkarmaya da başladı. Örneğin aşağıdaki infografikte, benim de sonuna kadar hem fikir olduğum, dünya kupasında kırmızı kart görmesi beklenen 12 futbolcu listesi yer almakta.

    Dünya kupasında kırmızı kart görmesi beklenen, başka bir ifadeyle kırmızı kart görme olasılığı en yüksek 12 futbolcu kimdir diye sorsaydık sanırım bundan daha iyi bir liste oluşturamazdık.  Acaba Türkiye bu turnuvada yer alsaydı bir Emre Belözoğlu listede olur muydu sizce?

    Aşağıdaki infografik sadece futbol oyunu içindeki sert yapılan fauller ya da kural ihlalleri gibi nedenlerle değil, aynı zamanda yaptıkları futbol dışı yakışıksız hareketlerle de kırmızı kart görmeye yakın oyunculara yer verilmiş. Benim böyle denilince aklıma ilk gelen futbolcular ise Luis Suarez ve Wayne Rooney.

    İşte dünya kupasında kırmızı kart görmesi beklenen 12 futbolcu:

    1. Jorge Fucile
    2. David Luis
    3. Marouane Fellaini
    4. Pablo Zabaleta
    5. Gary Medel
    6. Nigel De Jong
    7. Wayne Rooney
    8. Daniele De Rossi
    9. Pepe
    10. Cristiano Ronaldo
    11. Arjen Robben
    12. Luis Suarez

    Sizin bu listeye ekleyeceğiniz başka hangi oyuncular var?

    dunya-kupasi-infografik