Ay: Aralık 2015

  • Kurumsalcılık Oynayan Şirketler

    Olsun Kurumsal Şirket Sonuçta ve Gönlünüzdeki Şirket Ya Kurumsal Değilse yazılarıyla başladığım yazı dizisinin okumakta olduğunuz bu 3. yazısında artık konuyu toparlıyorum. Kurumsallık adı altında çağın gerisinde kalan ve çoğu zaman da çalışanların zararına işleyen şirket içi kurallara sahip şirketlerin önümüzdeki yeni yılda da yetenekli genç adayları şirketlerine çekmeleri ve ellerinde tutmaları çok zor olacak.

    Bir şirkette iş yapış şekli, çalışanın doğrudan maruz kaldığı bir iş kültürüdür. İçerideki çalışanların oluşturduğu ve alışkanlık halini alan iş yapış şekli gibi konular şirketlerin kurumsallığı için bir göstergedir. İş yapış şekli olarak çizilen demode, çalışan üzerinde baskı oluşturmaktan başka bir işe yaramayan kuralların “Kurumsallık” çatısı altında uyguladıklarını söyleyen şirketler benim için “Kurumsalcılık Oynayan” şirket konumundadır.

    Kurumsalcılık oynayan şirket özellikleri

    Çalışan yeteneği ve IQ seviyesi açısından belli bir ortalamanın üzerine çıkamayan, içeride teknolojiden uzak (Bilgisayar kullanabilmek, mail atabilmek ve gerektiğinde bilgisayarı yeniden başlatabilmenin ötesinde) ve yeni şeyler denemekten korka bir çalışan profili ile yeni bir şeyler denemeye niyeti olmayan ve bu anlamda çalışanları üzerinde heves kırıcı yaklaşımlar sergileyen şirket yöneticilerine sahip, aynı zamanda tüm bunların oluşmasında bir sakınca görmeyen, çalışan ve yönetici profilinden tutunda iş yapış şekline kadar her şeyin şirket içinde kurum kültürüne dönüşmesine olanak veren üst yönetime sahip şirketler birer kurumsalcılık oynayan şirketlerdir.

    Yukarıdaki uzun tanımı basitleştirip, ne demek istediğimi maddeler halinde açıklasam daha iyi olacak. Kurumsalcılık oynayan şirketlerde aşağıdaki şeyleri görebilirsiniz.

    Kurumsalcılık oynanan şirketlerde neler oluyor?

    1. Mail atılmadan iş yapılmaması ve sorumluluk alınmaması
    2. Toplantı yapmanın çaylı sohbetler ve dinlenme aracı olarak görülmesi
    3. Çalışma masasından kalkmadan çalışılmak zorunda olunması
    4. Performansın, bilgisayarınızın açık kaldığı süre ile ölçülmesi
    5. Mola verilebilecek fiziki dinlenme ortamının olmaması
    6. Mola vermenin sağlık açısından öneminin ve gerekliliğinin göz ardı edilmesi
    7. Özel hayata müdahalenin profesyonel iş kapsamında yer almadığının bilinmemesi
    8. Müşteriyle temas halinde olunmayan departmanlarda takım elbise ve resmi kıyafetin zorunlu tutulması
    9. Yasal izin haklarınızı kullanmanızda zorluk çıkarılması

    Yukarıda köhne bir kurumsal şirket ortamının özelliklerini okudunuz. Bu şirketler benim için kurumsalcılık oynayan şirketlerdir. Her şey kurumsal bir şirkette olması gerektiği için yapılıyormuş sanılır ancak iş yapmayı zorlaştırmaktan başka işe yaramayan süreçlerdir bunlar ve çalışanların şirkete bağlılığını azaltan, çalışma isteğini ve motivasyonunu düşüren faktörlerdir.

    Yasal haklarınızı bilmek ve bunu savunmak sizi aç gözlü yapmaz!

    İster profesyonel hayata geçmeye hazırlanan yeni mezun ya da profesyonel hayatta ısınmış bir çalışan olun öncelikle bilmeniz gereken konular iş hukuku ve sahip olduğunuz yasal haklardır. Yasal haklarınızı bilmek ve bunu savunmak sizi aç gözlü yapmaz, hakkınızı savunmanız için bilmeniz gerekir!

    Sonuç olarak, yetenekli olduğunuzu düşünüyor ve iyi bir çalışma ortamı arıyor, çalışılacak şirket seçimi sizin için gerçekten önemliyse şirketlerin finansal büyüklüğünden öte işveren markasına odaklanmanız gerektiğini, alışıla gelmiş “Kurumsal şirket” algınızı gözden geçirmeli ve şirketlerin bir çalışana sunduğu şartları, içerideki çalışan profilini ve çalışma kültürünü çok iyi araştırmanız gerekir.

  • Gönlünüzdeki Şirket Ya Kurumsal Değilse?

    Bir önceki yazım Olsun Kurumsal Şirket Sonuçta‘da kurumsal şirket ne demektir ve nasıl kurumsal şirket olunmaz gibi soruların cevaplarını vererek, kurumsal gibi görünen birçok şirketin aslında çalışmak için hiç de kurumsal bir şirket olamayacağından bahsetmiştim. Devamı niteliğinde olan bu yazımda ise çalışanlar ve iş seçimi yapacak olan adaylar açısından “Kurumsal şirkette çalışmak” fikri üzerine daha detaylı yazacağım.

    Sizin kurumsal şirketleriniz hangileri?

    Size kurumsal şirket nedir diye sorsam ne cevap verirdiniz? Ya da şöyle soralım: Bir şirketin kurumsallığı neye göre belirlenir? İsterseniz daha da basitleştirelim soruları. Kurumsal şirket denilince aklınıza ilk gelen şirketleri saymakla işe başlayalım. Burada eminim ünlü şirketleri içinizden geçiriyorsunuz. Herkesin bu listesi farlılık gösterebilir ama şuna eminim ki birçoğumuz bu listeye olmaması gereken benzer şirketleri de koyacağız!

    Cirosu büyük olan şirketleri kurumsal görmeyi bırakın!

    Bir şirket çok kazanıyorsa, yani cirosu kocaman, markaları çeşit çeşit ve bu markaların reklamları birçok farklı kanalda sürekli gösterilen bir şirketse elbette bu şirket aynı zamanda kurumsal bir şirket olmalıydı! O şirketten bahsederken “Öyle iyi, şöyle güzel, hepsi pekiyi…” yorumları da eksik olmazdı. Öyle ya bir şirket finansal açıdan sürekli büyüyor ise demek ki kurumsallaşma yolunda da önemli adımlar atmış olmalıydı. Gelin görün ki iş dünyasında kurumsallaşma finansal büyüklüklerle ölçülmüyor. Yani finansal açıdan büyük olmak, iyi kazanan bir şirket olmak ile kurumsal bir şirket olmak arasında genelleyebileceğimiz bir ilişki yoktur.

    Çalışacağınız şirketi değerlendirirken işveren markasına bakın

    Bir şirkettin ürün ve hizmetlerinin marka değeri ile çalışanlarına bir işveren olarak yaşattığı deneyimin marka değeri birbirinden farklıdır. Bir şirketin ürünlerinin iyi olması, o şirketin bir çalışanı olmanın da iyi olduğu anlamına gelmez. Bir şirkette çalışma kararı alırken, o şirkette çalışma fikrini artı ve eksileriyle değerlendirirken, şirketin işveren olarak marka değerini değerlendirmiş olursunuz. İşte şirketlerin sahip olduğu işveren markası şirketin finansal büyüklüğünden apayrı bir yerdeyken kurumsallıkla doğrudan ilgilidir. Güçlü bir işveren markasına sahip bir şirket için çalışanların çalışmak için kurumsal bulduğu bir şirkettir diyebiliriz.

    Öyleyse, çalışanlar için kurumsal şirket olmak tam olarak ifade eder?

    Eğer çalışanlar açısından kurumsal şirket olmanın aslında neyi ifade ettiğini ortaya koyarsak, evet herkes bir kurumsal şirkette çalışmak ister diyebiliriz. Çalışanlar için bir şirketin kurumsallığı öncelikle o şirketin bütün remi işlerde kanuna uygunluğun sağlanması ile başlar. Kurumsal şirket kanunsuz iş yapmayan şirkettir öncelikle. Bir şirket gerek özlük işleri olsun gerek faaliyet gösterdiği ticari işlerde kanuna uygun olarak çalıştığı güvencesini çalışanlarına vermiş olmalıdır. İkinci önemli konu ise şirketin çalışanıyla temas ettiği o ilk an olan iş görüşmesinde itibaren başlayıp, işe giriş sonrası devam edecek olan, şirket içi konularda şirketin çalışanlarına dürüst ve şeffaf olmasıdır. Kurumsal bir şirkette mevzuat ve kurallar kişilere göre değiştirilip, esnetilemez. Bu kurallar gizli saklı, ulaşılamaz yerde değil; herkesin erişebildiği şekilde sunulur. Kurumsal olmayan şirketlerde kurallar insani ve çalışan odaklı değildir. Alınan kararların, yeni yürürlüğe girecek bir uygulamanın satır aralarındaki maddelerin işveren lehine olduğu dikkatlerden kaçmıyorsa bu şirket de çalışmak için yeterinde kurumsal bir şirket değildir.

    Girişimci şirketleri de elbette kurumsal olabilir

    Şunu da söylemeliyim ki yeni kurulmuş bir girişimci şirketinde de üst düzey bir kurumsallaşma seviyesi bulabilirsiniz. Kurumsal şirkette çalışmak demek şirketlerin cirosundan, çalışan sayısından ve yaşından bağımsızdır. Algıları burada temizleyip şimdi yeniden kurumsal şirketleri gözümüzde canlandırmaya çalışmaya ne dersiniz?

    İş seçiminde çalışan odaklı süreçlere sahip ve günümüzün dinamik iş koşularına uygun teknolojik alt yapısı olan, yenilikçi vizyona sahip şirketlerinde çalışmanız dileğiyle. Bir şirkette çalışırken adına değil, iş veren markasına odaklanmanız faydanıza olacaktır.

  • Olsun Kurumsal Şirket Sonuçta

    Türkiye’nin önde gelen bankalarından biri ile iş görüşmesi yaptığım dönemlerdi…

    Burada atlamamanız ve hemen merak etmeniz gereken nokta şu: “Önde gelen banka” ile ne denmek istenmiştir? Zihninizi biraz yorduğunuzda, şirketler hakkında konuşulurken bilinçli olmasa bile o şirket için genel konularda finansal büyüklüğü üzerinden değerlendirmeler yapıldığını fark edebilirsiniz. Finansal açıdan iyi olan bir şirket için şirket hakkında sanki diğer her konuda da  iyiymiş varsayımıyla alışıla gelmiş yorumlar yapılır. Bir şirket finansal açıdan büyükse, o şirket için önde gelen bir banka yorumunu yapmak, o şirketin çalışanı olmak hakkında bir değerlendirme içermiş sayılır mı? Yani o şirketin çalışanı olmak konusunda bir fikir verebilir mi?

    Kurumsal bir şirkette çalışmak ne demek?

    Bu konuda yazma fikrini bende oluşturması açısından anneme teşekkür etmeliyim. İş değişikliği yapmayı düşündüğüm dönemlerde yaptığım iş görüşmeleri için annemin bir yorumu gündelik yaşamda sıklıkla düşülen bir hatayı yeniden hatırlamama neden olmuştu. Yukarıda bahsettiğim banka için annemin konuşmamızın bir anında yaptığı değerlendirme aynen şu şekildeydi:  “… Olsun kurumsal şirket sonuçta.”  Tahmin edebileceğiniz gibi ben o bankada çalışmanın olası bazı olumsuz yönlerini saymıştım ve annem de bana bu cümle ile bir anlamda o bankada çalışma fikrinin iyi yönlerinin de olabileceğini göstermeye çalışıyordu. Birçoğumuzun anne babasının yer aldığı baby boomer kuşağına özgü bu yaklaşımlar size de hiç yabancı gelmemiştir sanıyorum. 🙂

    Günümüzden çok daha kötü çalışma koşullarında çalışan ebeveynlerimiz için kurumsal bir şirkette çalışmak, bizim bugün bir işverenin çalışanına karşı zaten yapması gereken sorumluluklarını yerine getirmesi olarak değerlendirebileceğimiz konuları ifade ediyor. Yani baby boomer kuşağı için cazip çalışma koşulları bugünün dünyasında bizler için (y kuşağı) olmazsa olmaz koşullar.

    Cirosu küçük, marka değil ama kurumsal

    Yeni kurulan bir girişim şirketini düşünün, kurulalı 5-10 yıl olmuş en fazla 100 kişilik şirketler. Adını sadece o sektörden kişilerin bilebileceği şirketler… Bu şirketler için kurumsal şirket değildir diye kesin bir yorumda bulunamayız. Oysa pratik hayatta sanki kurumsal şirket demek, bir holdingi arkasına almış veya global ölçekli bir şirket yani finansal açıdan güçlü şirket olmak gerekiyormuş gibi düşünürüz. Oysa dışarıdan yapılan bu yorumlar içerideki gerçeği yansıtmaz çünkü kurumsallığın finansal büyüklükle bir ilgisi yoktur.

    Şirketin yaşı, çalışan sayısı ve sermayesinden bağımsız olarak kurumsal şirket olabilmek mümkündür. Yeter ki içeride iş ahlakı, kanunlara uygunluk ve yerleşmiş bir sistem olsun. En azından bu yönde bir vizyon ile yola çıkılmış olsun. Buna sahip bir şirket kurumsallaşma yolunda ilerliyor demektir.

    kotu-patron-yonetici

    Keyfi kararlar alınabilen yer kurumsal değildir

    Bir şirkette kurallar bireylerce belirleniyorsa (Her yönetici istediği gibi karar alabiliyorsa) şirket o derece kurumsallıktan uzak demektir. Kurumsal bir şirkette kurallar net bir şekilde ortaya konmuştur ve bu kurallar şeffaf bir şekilde herkes tarafından ulaşılabilirdir. Bireylerin, üst yönetimin ve yöneticilerin inisiyatifine bırakılan noktalar ne kadar fazla olursa kurumsal bir şirketten bahsetmek de o kadar zor olur. Burada özellikle bahsetmek istediğim konulara özlük hakları, performans değerlendirmesi ve terfi konularını verebilirim. Örneğin performans değerlendirmesi olmayan bir şirkette çalışanlara ödenecek performans primi miktarının yöneticinin inisiyatifine bırakılması, terfi için bir ölçüt aranmaksızın yöneticinin sevdiği, istediği kişiyi terfi ettirme yetkisinin olması gibi durumları sayabiliriz.

    Bugün yaşları 45-70 arasında değişebilecek anne ve babalarımızın için garanti bir işte çalışmak çok önemlidir. Eminim siz de bunu ailenizden sık sık duyuyorsunuz. Onlar için garanti ve sağlam bir iş demek aynı zamanda “kurumsal” bir şirkette çalışmak anlamına geliyor ve genellikle bu kuşak kurumsal şirket olarak aslında finansal açıdan büyük ve ismi bilinen bir şirketti ifade etmiş oluyor.

    Çalışan gözüyle kurumsal şirket nedir?

    İş yeri seçiminde daha açık ifadeyle, çalışmayı tercih edeceğimiz şirket seçiminde birçok faktör etkili olur. Bütün bu faktörleri önünüze koyduğunuzda o şirketin işveren markasını değerlendirmiş olursunuz. Kurumsallığı sağlayan faktörleri göz önünde tutabilmek ise iş yeri seçiminde size oldukça önemli ip uçları verecektir. Zira şirketler için işveren markası olmanın bir koşulu da kurumsallaşmadan geçer.

    Çalışacağınız şirketi seçerken, şirketlere tüketici gözüyle değil çalışanı gözüyle bakmaya çalışmak gerekir. Hayal edin, kendi şirketinizi kursanız, şirketiniz içinde oluşturacağınız kültür için milyon dolarlara sahip olmaya ihtiyaç duyar mısınız?

    Bir sonraki yazıda kurumsal şirket nedir, ve kurumsallaşma ile işveren markası olma ilişkisi konusunu daha ayrıntılı olarak ele alacağım.

  • İş Hayatında Başarılı 21 Ünlü Ne Kadar Uyuyor?

    Her ne iş yapıyor olursanız olun, günün 24 saatini nasıl geçirdiğiniz başarınızla ve verimliliğiniz ile doğrudan ilgilidir. Zihinsel ve fiziksel sağlık için uyku olmazsa olmaz! Uyku düzeni aynı zamanda bir yaşam alışkanlığını da beraberinde getirir ve bu alışkanlıklar sosyal hayatınızı olduğu kadar öğrenciyseniz okul, çalışan iseniz profesyonel iş hayatınızı mutlaka etkiler. Bu konuda iş hayatlarında başarıyı yakalamış ünlülerin uyku düzenlerini incelemek size ışık tutabilir diye düşünüyorum.

    Uyumak yetmez kararında ve zamanında uyku gerekir

    Uyku yaşamımızı sürdürebilmemiz için bir ihtiyaç. Keyif için ya da yaradılış gereği uyumak istediğimiz için uyumuyoruz sadece. Biyolojik ihtiyaçlarımızın giderilmesi, vücudun dinlenmesi ve yenilenmesi, gerekli hormonların uyku sürecinde salgılanması için uyumamız gerekiyor. Ancak sadece uyumak da yeterli değil maalesef. Zamanında ve kararında bir uyku ile hem sağlıklı hem de başarılı olmanın ilk adımını atabilirsiniz.

    Gece aklınıza uykunuzu kaçıracak şahane fikirler geliyorsa buna değer!

    Düzenli uyku eminim hepimizin idealinde olan ancak uygulamada sıkıntılar yaşadığımız bir konu. 🙂 Ancak şunu söylemeliyim ki uykunuzdan fedakarlık yaptığınız her neyse bu gerçekten buna değer bir şey olmalı. Uykunun yerini tutabilecek bir şey yok ancak eğer gece yattığınızda aklınıza gelen şahane bir iş fikri veya projenizle ilgili daha önce hiç düşünemediğiniz bir detay uykunuzu kaçırıyorsa en azından haklı bir uykusuz kalma sebebiniz var denebilir. Ancak peş peşe yaşayacağınız uykusuz gecelerden sonra veriminizin düşeceği ve yeniden uyku düzenine girmeniz gerektiği de ihmal edilmemesi gereken bir gerçek.

    En iyi uyku alışkanlığı kişiden kişiye değişebilir

    Aşağıdaki infografikte görebileceğiniz gibi iş dünyasının farklı dallarından profesyonellerin uyku düzenleri birbirinden farklılık gösteriyor. Yani en iyi uyku düzeni diye bir şeyden ziyade, her bir kişi için en iyi uyku düzeni var. Her insanın bünyesi farklı ve uyku ihtiyacı da buna göre farklılaşabiliyor. Şu da bir gerçek ki yaş ilerledikçe uyku ihtiyacı da ters orantılı olarak azalır. Yani siz de benim gibi genç kategorisinde iseniz, 8 saate kadar uyku ihtiyacınız var denebilir. 🙂

    Biyolojik saat ve uyku düzeninize göre bir iş seçimi yapmaya çalışın

    Büyük şehirlerde ev ve iş arasındaki mesafenin uzaması, trafikte harcanan yol süresi gibi etkenlere bir de mesaileri eklediğimizde günün büyük kısmını iş için harcıyoruz. Bu durumda iş tercihi yaparken oturduğunuz eve yakın bir iş tercih etmenin ne kadar ciddi bir lüks olduğunu bilemezsiniz! Ancak çoğu zaman böyle bir iş tercih etme şansınız olamayacak ve siz kendinizi işinize uydurmak zorunda kalacaksınız. Böyle bir durumda da iyi düşünmek gerekiyor. Örneğin uykuyu seven biriyseniz ve sabah çok erken kalkarak gitmek zorunda olacağınız bir işi tercih etmeniz performansınızı ciddi şekilde etkileyecektir.

    Sabah kalkmaz akşam yatmaz olmayın!

    Önemli olan az uyumak veya erken yatmak değil. Az değil ama yeteri kadar uyuyun. Tam da vücudunuzun ihtiyacı olan uykuyu alın. Uykunuzu aldığınızda da yatakta gereksiz oyalanmadan kalkmanızı öneririm. Çok uyumak da sanıldığı gibi bir lüks değil. Aşağıda göreceniz başarılı olmuş ünlü isimlerin uyku saatlerinden tutunda uykuya daldıkları saatler bile ne kadar farklı. İşte tam da olması gerektiği gibi!