Ay: Ocak 2016

  • LinkedIn’de Mail Adresi Paylaşmanın Tehlikeleri

    “Eğer mail adresinizi bu yazının altına yazarsanız size İnfopik’teki her yen yazıyı mail adresinizi gönderebilirim!”

    Eğer gerçekten amacım bu olsaydı e-posta adresinizi yorum olarak yazmanızı değil sayfanın en altında bulunan formu tek başına doldurmanızı isterdim. Böylece e-posta adresinizi ulu orta açık yazmanıza gerek kalmayacak ve e-posta adresinizin başkalarının eline geçme riski de ortadan kalkacaktı. Böylesi çok daha güvenli olurdu değil mi?

    LinkedIn’de dosya paylaşımlı yardım severlik furyası!

    Uzun bir süredir LinkedIn’de bazı paylaşımlar ara sıra da olsa denk geliyordum. Her seferinde de bu paylaşımların altındaki yorumlara şaşırmaktan kendimi alı koyamıyordum. İşte bu paylaşımlar son dönemde öyle çok sıklaştı ve yaygınlaştı ki iyi niyetli kullanıcılar tarafından da uygulanmaya başladığını görünce durumun daha da tehlikeli bir hal aldığını fark ettim.

    LinkedIn’de yorumlar viral etki yaratıyor

    Öncelikle şunu söylemeliyim ki LinkedIn’de yapılan her yorum hatta beğenme viral etki ortaya çıkarıyor. Sizin yorumunuz ile iletinin sahibi ve diğer yorum yapan kişiler, sizin ağınızda yer alan kişiler tarafından da ulaşılabilir hale geliyor. Yani yorum bildiriminiz ağınızdaki kişilerin LinkedIn akışına düşüyor. Şimdi bu durumu tersten düşünün. Sizin yorum yaptığınız bir gönderiye başkaları tarafından da yorum yapıldıkça bu sefer yorumunuz, yorum yapan her kişinin bağlantıları tarafından da erişilebilir olmuş oluyor. Bu da yorum alan bir gönderinin bir anda binlerce kişiye ulaşmasını sağlamış oluyor. Ulaşılabilirliği bir anda çığ gibi büyüyen bir gönderiye dönüşmüş olan bu paylaşımlar bir anda mahremiyet ve güvenlik zafiyeti ortaya çıkarabiliyor. Şimdi böyle bir ortamda LinkedIn’de e-posta adresinizi yorum olarak paylaşmayı düşünün!

    Eğer mail adresinizi yorum kısmına yazarsanız size çok özel çalışmamı gönderebilirim!

    Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi mail adresinizi yorum kısmına yazmanız istenen ve karşılığında size bir çalışma veya faydalı olabilecek bir excel dokumanı gönderileceği söyleniyor. Bu tarz paylaşımlarda iyi veya kötü niyet aramadan bu yöntemin bir anda binlerce kişiye ait bir e-posta listesine sahip olma anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Hem de isim ve soyismi bilgilerine de sahip e-posta adresleri!

    E-posta adresi ile sosyal ağ hesaplarınız daha kolay ele geçirilebilir

    Kime sorsak kimse spam mailler almak istemez öyle değil mi? Hatta birçok siteye, sosyal ağlara da üye olurken kullandığımız e-posta adreslerimizin açık bir şekilde herkes tarafından ulaşılabilir hale getirmek eminim istemeyiz. Öyleyse ileride e-posta adresinize spam mailler, hatta kötü amaçlı, virüslü e-postalar almak istemiyorsanız, e-posta adresinizin kötü niyetli kişilerin eline geçmesine olanak veren bu gibi davranışlardan sakınmak gerekiyor. Özetle e-posta adresinizi ulu orta paylaşmamanızı öneriyorum.

    Online dosya paylaşma servislerini kullanabilirsiniz

    Son olarak, eğer iyi niyetli bir şekilde dosyalarınızı arkadaşlarınızla paylaşmak istiyorsanız bu olanağı sunan bulut dosya paylaşım siteleri mevcut. Bu sitelerden elde edilen dosya paylaşım bağlantısını paylaşarak herkesin güvenli bir şekilde dosyaları indirmesini sağlayabilirsiniz.

  • Y Kuşağı ve Z Kuşağı ile Kurumsalcılık Oynanmaz!

    Y kuşağına mensup bireylerin iş hayatına günümüzün modern iş yapma kültürünü getirdiği bir gerçek. İstesek de istemesek de bu durum gelecekte de bu ve benzeri şekilde sürüp gidecek. İş hayatında ciddi şekilde yer tutan y kuşağı ile doğru iletişim kurup, y kuşağı dostu şirket olmak, şirketlerin konusuyken; bir y kuşağı bireyi olup istek ve beklentilere uymayacak bir şirkette çalışma kararı almak da y kuşağı bireylerinin konusu. Bu iki paydaşın doğru anlaşabilmesi için ise ortadan aşılması gereken en önemli unsur kurumsallık yaklaşımları.

    Konuyla İlgili Önceki Yazılar

    [list_group][list_item title=”Olsun Kurumsal Şirket Sonuçta” url=”https://ermanakdeniz.com/olsun-kurumsal-sirket-sonucta/”][/list_item][list_item title=”Gönlünüzdeki Şirket Ya Kurumsal Değilse” url=”https://ermanakdeniz.com/gonlunuzdeki-sirket-kurumsal-degilse/”][/list_item][list_item title=”Kurumsalcılık Oynayan Şirketler” url=”https://ermanakdeniz.com/kurumsalcilik-oynayan-sirketler/”][/list_item][/list_group]

    Kurumsalcılık oynanan şirketlerdeki uygulamaları kurumsal bir şirket olmanın gerekliliği olarak görmek bir çalışan olarak sizi geçmişin çalışanı yapar. Günümüz iş gücünde etkin rol olan y kuşağı ile artık iş gücüne girmeye başlayan z kuşağı kurumsalcılık oynamaktan son derece sıkılan ve teknolojinin sunduğu olanakları sonuna kadar kullanmak isteyen bir nesil. Bu kuşaklar geçmişin dayatmış olduğu iş yapış şekillerine direnç gösteren ve bu şartlar altında ancak belli bir süre ve memnuniyetsizlikle çalışmasını sürdürmekte olan bir nesildir.

    Bir çalışan olarak şirketinizi iyi tanıyın

    İş gücüne genç ve yetenekli çalışanlar katmak isteyen bir şirket olma hedefi olmayan şirketler için burada ve daha önceki yazılarımda yazdıklarımın bir önemi yok ancak bütün yazılarımda bahsettiğim konular, bir çalışanın farkına varması gereken konular. Zira sizin bir şirketten beklentileriniz ve gözünüzde bir yere yerleştirdiğiniz şirketlerin iç dinamikleri hakkında bilgi sahibi olmanız, kariyeriniz ve geleceğiniz için büyük önem arz ediyor. Hele ki iş hayatına yeni başlayacaksanız bu bir kat daha önemli olacak sizin için.

    Sonuç: Sadece maaş için çalışmak zorunda olan çalışanlarla dolu bir şirket ortamı!

    İş yapmanın ve çalışmanın önündeki en büyük engeli oluşturan sistemsizlik, iş süreçlerindeki teknolojiden yoksun ve çağ dışı, kontrol edici, sürekli denetleyici uygulamalar, çalışanların iş yerindeki hayatını zorlaştıracak, verimli ve coşkulu çalışmalarını engelleyecektir. Her şeyi çok kolay ve hızlı yapmaya alışmış genç profesyoneller için sıkıcı ve çekilmez bir iş ortamı yaratmaktan başka bir işe yaramayacak.

    Kurumsalcılık oynayan şirketlerde çalışırken başınıza neler gelebilir?

    İş kültüründen önce bir şirketteki insan kaynakları politikaları size o şirket hakkında oldukça fazla bilgi verir. Şirketin çalışana ne ölçüde değer verdiği ve çalışan için yaratılmak istenen şirket algısını çok net okuyabilirsiniz. Kurumsallık adı altında uygulanan politikalar yine o bahsettiğim yere çıkarıyor bizi. Kurumsalcılık oynamak!

    1. Giydirilmiş maaş politikası olabilir ve brüt maaşınız elinize geçen net maaşınıza göre düşük gösterilerek, elinize geçecek net maaşınızı brüt maaş haricindeki farklı maaş kalemleri üzerinden alabilirsiniz.
    2. Giydirilmiş maaş politikası yoksa bile brüt maaşınız düşük gösterip, elden kayıt dışı ücret ödemesi teklif edilebilir.
    3. İş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda ihmaller yapılabilir, canınız tehlikeye atılabilir.
    4. Performans yönetimi sistemi olmaz ve performans ücreti aslında maaşınıza giydirilmiş bir şekilde size teklif edilebilir.
    5. Performans değerlendirmesi olmadığı halde performans ücreti yöneticinizin inisiyatifine bırakılabilir.

    İnsan kaynakları politikaları modern ve çalışan odaklı olduktan sonra mutlu bir iş hayatı geçirmek için artık çalışma kültürüne odaklanabilirsiniz. Birçok etkene bağlıdır. Çalışma arkadaşlarınız, yöneticileriniz ve şirketin yerleştirdiği iş yapış şekli…

    Kurumsalcılık oynayan şirketlerde iş kültürü

    • Yöneticiler keyfi kararlar ile fişleme amaçlı çalışma arkadaşlarınızı değerlendirmenizi isteyebilir.
    • Şirket içi karar mekanizması fazlaca kuralsız olabilir. Kişiye göre değişebilen uygulamalar ile karşılaşabilirsiniz.
    • Terfi konusu da belirsiz ve şeffaf olmaktan uzak olabilir. Yöneticiler istedikleri kişiyi sorgusuz sualsiz terfi ettirebilir.
    • Performansınız çok iyi olsa bile türlü bahaneler ile önünüz kesilebilir.
    • Çalışma ortamı ve bina fabrika düzeni gibi olabilir. Yüksek duvarlı, beton ve tellerle çevrili bir bahçe…
    • Her gün işe giriş ve çıkışta x-ray cihazından geçmeniz gerekebilir. Çalıştığınız iş yerinden çalışana bedava radyasyon!
    • Yöneticiniz eski bilgisayarı ile çalışmaya başlayabilirsiniz.

    Bu ülkenin yetenekli gençleri bunlardan çok daha fazlasını hak ediyor. Patron yönetici odaklı şirketlerden genç, dinamik ve yaratıcı y kuşağı odaklı şirket profilini benimsemek gerekiyor. yani artık bazı  kurumsallık adı altında uygulanan politikaların terk edilmesi şart!

    Sizin kurumsalcılık oynayan şirketlerde gördüğünüz uygulamalar nelerdir? Yorumlarınızı bekliyorum. 🙂

  • Burs Başvurusu ve Gerekli Belgeler

    Her öğrenci burs almak ister ancak istemenin ötesinde bazıları burs almaya muhtaç durumdadır. Ailesinin ekonomik şartları yeterli olmayan, burs ile ailesine daha az yük olacak öğrencilerin sayısının oldukça fazla olduğunu biliyoruz. Bir de eğer bir ekonomik destek almazsa eğitimine devam edemeyecek durumda olan arkadaşlarımız var ki onlar için elimizden daha fazlası gelse demekten kendimi alamıyorum.

    Bize birçok kez burs ihtiyacı olan öğrenciler ve aileler mesaj yolladılar. Bütün bu gelişmeler hakkında düşüncelerimi Burs İhtiyacı Olan Çok Fazla Öğrenci Var yazımda dile getirmiştim. Şimdi ise burs alabileceğiniz şirket, holdingvakıf, dernek, belediye gibi kurumların listesini, başvuru dönemlerini ve burs başvuru süreçlerini sizler için derleyeceğimiz yazı dizisinin başlangıcını bu yazı ile yapıyoruz.

    Burs Başvuru İçin Genellikle İstenen Belgeler

    • Üniversite yerleştirme belgesi
    • Ara sınıflar için öğrenci belgesi ve not durumunu gösteren transkript
    • Nüfus cüzdanı
    • Sabıka kaydı
    • Maddi durumunu gösteren belgeler (Gelir belgesi maaş bordrosu vb.)
    • Varsa okuyan kardeşleri gösteren belgeler
    • Fotoğraf
    • İkametgah senedi
    • Erkek adaylar için askerlikle ilişkisizlik belgesi

    Burs başvurusu sırasında veya burs başvurunuz olumlu sonuçlandıktan sonra istenebilecek belgeleri yukarıdaki tabloda bulabilirsiniz. Bu belgelerin hepsi istenebileceği gibi bazı kurumlara göre aralarından bazıları da istenebilir. Burs başvuru sürecinde sizden nelerin istenebileceğini görmeniz açısından faydalı olacaktır.

    Başarı odaklı ve ekonomik durum gözetilen burslar

    Burs konusunda genel olarak kurumların 2 türlü yaklaşımları var. Başarı bazlı verilen burslar ve ekonomik durum gözetilerek verilen burslar. Bir de tabi geri ödemeli burs denilen bir nevi krediler mevcut. Her bursun ve kuruluşun kendine has kabul şartları olacağı gibi bursun devamı için de gerekli şartlar olmakta. başarı bursu için başarının devamı gerekirken, ekonomik durumunuzun yetersiz olduğu gerekçesiyle aldığınız bir burs için eğer çalışmaya başlar ve sürekli bir gelir elde etme durumunuz olursa bursunuzun kesilme olasılığı ortaya çıkmış bulunuyor. Bir de tabi belli bir süre boyunca verileceği taahhüt edilen burslar da var ki bu burslar en çok tercih edeceğiniz burslar olacaktır.

    Burs için avantaj yaratacak durumlar

    Elbette bunu bir avantaj olarak açıklamak görmek doğru olmasa da ailenizin ekonomik durumunun iyi olmaması burs alma olasılığını artırıyor. Öte yandan üniversiteye giriş dereceniz, ara sınıflarda elle ettiğiniz yüksek not ortalaması, sosyal yönlerinizin gelişmiş ve gönüllü faaliyetlerde bulunuyor oluşunuz gibi etkenler burs almayı hak etmenizde önemli etkenler. Ayrıca bazı kuruluşlar burs politikaları gereği sadece belli üniversite öğrencilerine burs veriyor. Bu açıdan özellikle başarı bursları için üniversitenizin etkisi de bu noktada önemli.

    Hemşerim etkisi

    Bazı özellikle yerel kuruluşlar burs verirken, her ne kadar bunu dile getirmeseler de “Memleketlim” referansıyla bazı belli şehirlerde doğmuş adaylara öncelik verebiliyor. Bu durumlar için ise yapabileceğiniz pek fazla bir şey bulunmuyor.

    Gördüğünüz gibi burs alabilmek hiç de kolay bir şey değil. Birçok değişkene bağlı olarak kısıtlı değerlendirmelere göre verilen bursların, zaten yeterli olmadığı gibi gerçekten ihtiyacı olan adaylara ulaşma noktasında da sıkıntı yaşıyor. Bir sonraki yazımda burs başvurusu yapabileceğiniz, burs veren kurumları ve başvuru şartlarını inceleyeceğim.