Gücü Yalakalığında Olan Ahlaksız Habercilik

Artık dayanamadım.

Günlerdir birçok kez eleştirdiğimiz bir gerçek var. Bir ülke düşünün, ana akım medya olarak tabir edilen bütün televizyon kanalları ve gazeteleriyle tek bir merkezden yönetilircesine sürekli gerçeklere taraflı bir yorum katarak haber yapıyor.

Sanmayın ki bu şimdi ortaya çıkan yeni bir durum. Hayır. Ancak Gezi Parkı olaylarıyla artık algılar zorlandı, gerçek kendini resmen hissettirdi. Sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada basının yanlı ve yalan haberleri büyük tepki aldı. Özellikle Habertürk TV ve Habertürk GazetesiSabah GazetesiNTV ve CNNTÜRK başta olmak üzere diğer iktidar yandaşı ve yalakası medya organları Gezi Parkı olayları sırasında o kadar yanlış ve çarpıtılmış habercilik yaptılar ki inanın ben bu medya organlarından tiksindim. Keşke olayları hiç görmemeye devam etselerdi…

Peki nereden biliyorum taraflı ve yalan habercilik yapıldığına? Bütün Gezi Parkı olayları boyunca bütün olayları canlı birebir yayınlayan kanallar vardı. Halk TV,  Artı Bir TV ve Ulusal Kanal gibi yayın organları, sadece İstanbul’daki değil, bütün Türkiye’deki olayları olabildiğince canlı aktardılar. Bu görüntülerde gerçekleri bütün çıplaklığıyla gördük.

Sosyal Medya iyi ki varsın

Geleneksel yayın organları iktidarın kıskacında habercilik yapamayınca (yapınca da zaten olayları hep tek taraftan yanlı görüyorlar) sosyal medya üzerinden olayları daha hızlı ve birebir kaynaklardan takip edebildik. Evet aralarında kirli bilgi de olsa gerçekleri ayıkladığınızda haber kanalları ve gazetelerin yarışamayacağı kadar gerçek içerik görebildik. Bütün bunlar sonucunda akşam sanki biz başka görüntüleri görmüşçesine televizyon ve gazetelerde bambaşka bir ortam yaratılmaya çalışılıyordu. En çok da gündemden uzak anadoludaki insanlarımız için üzülüyorum. Sanırım gerçekleri uzun bir süre bilemeyecekler.

Kanalı açtığınızda, gazeteyi okumaya başladığınızda iktidara eleştiri getirilemeyeceğini, gerçekleri olduğu gibi öğrenemeyeceğinizi bildiğiniz, konukların hep iktidar taraflı yorumlar getireceğini bildiğiniz bir Türk medyası varken kendinizi nasıl hissedersiniz? Yıllardır iktidara eleştiri getiriyor, muhalefet yapıyor diye gazetelerden, televizyonlardan kovulan yazarlara, habercilere tanık olduk. Düşünce özgürlüğü, ileri demokrasi bu muydu? Kendi çalışanına sahip çıkamayan medya patronlarının iktidar tarafından kıskaca alındığı bir ülkede gerçekleri nasıl bilebilirsiniz?

Medya iktidara çalışıyordu, halka değil

Düşünebiliyor musunuz, bir ülkenin kalbi sayılabilecek bir yerde bütün dünyanın dikkat kesildiği olaylar yaşanırken Türkiye’de bizim haber kanalı olarak düşündüğümüz tv kanalları (buna TRT de dahil) canlı canlı olayları vermedi, veremedi. Demek ki olanlar iktidarın yanlışlarını, kural dışı kararlarını belgeliyordu? Masum başlayan bir protesto eyleminin muhalefet olarak görülüp ülke insanın haber alma özgürlüğü kısıtlandı. Medya iktidara çalışıyordu, halka değil.

Çünkü gerçeklerin bilinmesi istenmiyor. Halkın, bizlerin gerçekleri öğrenme özgürlüğümüz elimizden alındı. Ben sadece gerçekleri bilmek istiyorum. Muhaberlerin kullandıkları sözcükleri ince ince seçerek bilgisiz insanların beynine bir düşünceyi empoze etmesinde, buna tanık olmaktan utanç duyuyorum.

Sürekli, sanki olay sadece bunlardan ibaretmiş gibi;

– Marjinal gruplar!

– Polise saldırıldı!

– Kamu mallarına zarar verildi!

söylemleriyle haberler sunuldu. Oysa bu olaylar çok küçük bir yüzdeydi ve bu olayın temelindeki insanları yansıtmayan ve hatta dışlanan grupların işleriydi. (Bazıları için sivil polis olabilecekleri yönünde iddialar da dolaşmıştı.) İnsanlar olayları Halk TV, Ulusal Kanal ve Artı 1 Tv gibi kanallarla takip ederken, iktidarın kucağındaki medya sesini çıkaramadı. Nasıl korkunç bir durum bu farkında mısınız? Hak arayan bir tepkiyi dile getirmek isteyenleri görmezden geldiler. Çünkü iktidarı eleştirmek için özgür ve tarafsız olmanız gerekiyordu.

Ben olayları yorumlamayı, doğruyu yanlışı söylemeyi, tartışmayı artık yarıda kestim. Tek istediğim adalet ve barış ortamı.

Özgür, tarafsız ve insan haklarına saygılı yayıncılığı özlüyorum.

You May Also Like

Yorumunuz: