İş Aramayın, Şans Yaratın!

Birkaç gün sonra lisans eğitimimi noktalıyorum. Şu anda bir şirkette çalışmıyorum ve mezun olduğumda işsiz olmuş oluyorum bir anlamda. O halde işsiz olmak sanıldığı gibi bir işte çalışmamak anlamına gelmiyor. Öğrenciyken de çalışmıyordum ama zaten çalışmaya hakkım olmadığı için işsiz de olamazdım! Böylelikle mezun olarak işsiz olmaya da hak kazanmış oluyorum! Buradan istatistiğe sevgilerimle..

Kariyerim için hiç endişelenmedim. Şimdi de öyle. Dersine çalışan bir öğrenci gibi içimde sadece sınav heyecanı var. Konu bir işe hazırlanma süreci…

Şunu düşündüm. Herhangi bir işe sahip olmadığınız anda kendinize iş ararken “iş arıyorum” etiketi altına girmek ne de aciz ve olumsuz bir etiket olarak yapışıyor. İş arıyorum demek ile  “İşsizim çünkü bir işe sahip olabilecek özellikler bende barınmıyor. Bakın kimse beni seçmedi belki siz seçersiniz. Hadi lütfen ama!” demek istiyoruz aslında. Acımasız bir açıklama ama talihsiz olmadığı açık. İşsiz olmanızın elbette hemen, sizin kendinizi eksik yetiştirdiğiniz anlamına gelmez. İstihdam olanaklarını bu yazıda önemsenmemiştir. 🙂 Bu söylem ile siz ne kadar donanımlı ve yetenekli bir iş gücü iseniz bir anlamda kendi ürününüzün değerini düşürmüş oluyorsunuz.

Kadınlara neden sevgilisi olan erkekler daha çekici gelir?

Kendinizin pazarlama uzmanı olduğunuzu unutmayarak kendiniz için iyi bir imaj yaratmalısınız. Yoksa çalıştığınız şirketin kurumsal imajını, marka bilinirliğini, tüketici algısını nasıl yönetebilirsiniz ki (: Başkalarında sizin hakkınızda olumsuz bir algının oluşmasını önlemeniz gerekecek. İş arayarak aç kurtlar gibi saldırma psikolojisinden, haklı olmak kaydıyla kendi değerinizi ortaya koyabilmek önemli. Bunu ise ispatlayabilirseniz işiniz daha kolaylaşmış olacaktır. İspatlamanın en güzel yanı çoktan tercih edildiğinizi göstermektir. Bir işte çalışan ve işini değiştirmek isteyen adaylar her zaman daha kolay iş bulmuşlardır. Bundan dolayı çoğu çalışan yeni işinde anlaşana kadar para kazanmaya devam edeyimden çok, yeni iş bulmanın bir işte hali hazırda çalışıyor olmanın avantajını kullanmak istedikleri için ayrılmayı düşündükleri şirketten ayrılıp iş aramaya öyle başlamazlar. Çalışırken işi bağlarlar. 😉

Benim gibi yeni mezunların yeni bir işe girmesinde en etkili faktörler öğrenciyken yapılan verimli stajlar ve kurdukları olumlu bağlantılar (network) çevresinde gelecek tekliflerdir. Teklifler konusu önemli çünkü yeni mezun bir aday önce teklif alacağını hayal eder, zaten üsteki iki maddeyi sağlayanlar için bu durum doğaldır. Yeni mezunun tekliflere açığım günleri böyle başlar ve işsiz kaldığı her gün “iş arıyorum” demek yerine “kendimi geliştiriyorum, fırsat yaratıyorum ve tekliflere açığım” durumuna gelir.

Ev alma komşu al derler. Siz de iş aramayın, kariyer arayın. Size geleceğin fırsatlarını da sunabilen bir kariyer… İş aramayın ama kendinizi her zaman yetiştirin, iş aramıyorum ukalalığı için bir neden edinin. 🙂 Böylece kendi şansınızı yaratın.

“Şans, hazırlıkla fırsatın karşılaştığı köşe başıdır.” (Rus atasözü, ben hep Amerikan sanmıştım oysa.)

Öyleyse siz hazırlığınızı kusursuz yapın ve fırsat için köşedeki yerinizi alın. 😉

You May Also Like

Yorumunuz: