İşim Düşünce Arayamayacaksam…

İşi düşünce aramak deyimini bilirsiniz.

“Aramaz sormaz, beni başka zaman aklına getirmez… Ne zaman bana muhtaç olur, bana işi düşer, beni arar…” düşüncesi güdülerek söylenir: “İşin düşünce arıyorsun.”

Oysa ben hiçbir zaman birine “Beni işin düşünce arıyorsun.” demem. Gerçekte öyle olsa bile demem. Denmesinden de asla hoşlanmam. Neden mi?

Biri için işi düşünce arıyor düşüncesinde olup bunu karşı tarafa hissettiriyorsan…

  • Biri için işi düşünce arıyor düşüncesinde olup bunu karşı tarafa hissettiriyorsan, çıkar ilişkisi meselesine duyarlılık gösteren birisindir. Yani sen sırf gelecekteki çıkarların için insanlarla belli aralıklarla iletişim kurarak, iletişimi sürdürme gayreti gösterebilirsin, demek bu.
  • Biri için işi düşünce arıyor düşüncesinde olup bunu karşı tarafa hissettiriyorsan, işi matematiğe dökmüş olursun. Samimi, içten duyguların önemini yitirmesini sağlıyorsun.
  • Biri için işi düşünce arıyor düşüncesinde olup bunu karşı tarafa hissettiriyorsan, sırf işi düşünce arıyorsun lafını işitmemek için yapmacık ilişkiler kurabilen biri olduğunu gösterir.
  • Biri için işi düşünce arıyor düşüncesinde olup bunu karşı tarafa hissettiriyorsan, gönül bağını yok ediyorsun.
  • Biri için işi düşünce arıyor düşüncesinde olup bunu karşı tarafa hissettiriyorsan, karşılıksız sevgi duygusunu kirletiyorsun, empati kurmuyorsun.
  • Biri için işi düşünce arıyor düşüncesinde olup bunu karşı tarafa hissettiriyorsan, yarın senin de işin düşeceği gerçeğini unutuyorsun, dostluğu yok ediyorsun.

Hayırsız, vefasız olmayı savunmuyorum. Ancak biz dostlar birbirimizi bazen karşılıklı olarak ihmal edebiliyoruz. Bazen kendinize çok yakın hissettiğiniz, onun için yıllar geçse bile elinizden gelen her şeyi yapabileceğiniz kişiler hayatınıza girebilir. Bu kişiler arkadaşınız, dostunuz, çok yakın bağlarınız olan akrabalarınız da olabilir. Her ne olursa olsun, bu insanlar bizim için varlar ve biz de onlar için varız. Eğer bizler birbirimizi “işimiz düşünce“, onlara “ihtiyacımız olunca” hatta aslında onlara en çok ihtiyaç duyduğumuz anda arayamayacaksak neden varız ki birbirimizin hayatında? Ayrıca neden bunu dillendirerek aramızdaki ilişkiyi basitleştirip, hayatı daha da zorlaştırıyoruz.

İşi düşünce arıyor düşüncesine takılıp kalıyor ve dostunuza mesafe koyuyorsanız, onunla çıkar üzerine kurulu bir dostluk inşa ettiğinizi da kabul etmiş oluyorsunuz.

Sevgili dostum,
Seni severim. Görüşemesek de birbirimizin halini hatrını soramasak da beni ne zaman istersen, ne zaman işin düşerse arayabilirsin. Çünkü bana işin düşecek diye samimmiyetsizce yanımda olacağına en dar anlarımda arayabileceğim ve senin de beni arayabileceğin, görüşemediğim dostum olarak kalmanı tercih ederim.

İşi düşününce arayan insan yerine koyun kendinizi. Samimiyetine inandığınız biriyse ona hayatı zorlaştırmayın ve yardım edin. Bilin ki o da size aynısını yapardı.

Sosyal ilişkiler önemlidir ancak dostluk farklı bir şeydir. Biri sizin gerçek dostunuzsa, (Ben dostluğu akrabalıktan önde tutarım.) tereddüt etmeden arayabilir olmalısınız.

İşim düşünce arayamayacaksam seni, neden dostumsun ki?

 

Yorumunuz: