Katma Değer Yetmez, Sosyal Değer Şart

Bir toplumu ayakta tutan en büyük değerlerden biri de yardımlaşma ve birlik beraberlik kültürü. Her ne yapıyorsak yapalım insani değerleri çiğnemeden, toplumun yararını gözeterek yapmak iş ahlakının da bir parçası olmalı. İşte bu noktada sosyal sorumluluk bilincini her an yaşatmalı ve bunu paylaşmalıyız. Sosyal girişimcilik de geleceğin patronlarına, bizlere para her şey değil demek istiyor! İnfopik’te de elimizden geldiğince sosyal sorumluluk projelerine destek olmaktayız. Gönüllülük ve sosyal bilinç yanınızda olsun.

Yukarıdaki metni, İnfopik’te 4. SOGLA Sosyal Girişimcilik Konferansı‘nı duyurduğum yazıda yer vermiştim. Sosyal girişimcilik üzerine kısa bir açıklama yapmanın yeterli olmadığını düşündüm ve şimdi biraz hem SOGLA ve konferanstan hem de sosyal girişimcilikten bahsetmek istiyorum.

SOGLA’nın açılımı “Sosyal Girişimci Genç Liderler Akademisi”. Sosyal girişimcilik ve genç olma durumunun bir arada olması durumu gelişi güzel düşünülmüş bir şey değil. Bugün sosyal sorumluluk bilinciyle yetişen iş insanlarının sayısı maalesef çok az. Burada kurumsal sosyal sorumluluğa da bir parantez açmak istiyorum. Sosyal sorumluluk bilinci ile anlatmak istediğim kesinlikle kurumsal sosyal sorumluluk çerçevesinde şirketlerin destek verdiği organizasyonlar değil. Birçok şirketin kurumsal sosyal sorumluluk projesini maalesef samimi bulamıyorum; çünkü bu projelerin bir çoğu şirketlerin bir noktadaki ayıplarını örtmeye yönelik oluyor. Kurumsal sosyal sorumluluğa bakış açıları, topluma ve çevreye verdiğimiz zararları nasıl örtebiliriz ya da nasıl telafi edebiliriz anlayışıyla kurumun politikası olarak değerlendiriliyor. Bu anlamda sosyal girişimcilerin büyüttüğü işletmelerin, kurumsal sosyal sorumluluğu başka bir boyutta ele alacağını düşünmekteyim.

Sosyal girişimciliğin temelinde yatan ana fikir, bugünün gençleri olan ancak yarının iş adamları ve dünyanın sahibi olacak gençlerin para odaklı ve bencil bireyler olarak değil, topluma ve çevresine karşı duyarlı, gönüllülüğü bir yük olarak görmeyen bireyler olarak yetişmesidir. Bugünün genç girişimcilerinin kurdukları işletmeler ile öncelikli amaçları para kazanmak olabilir ancak para kazanırken “Toplumun da refah düzeyini arttırabiliyor muyum, insanlara iş olanakları sağlayarak ülke ekonomisine katkı sağlayabiliyor muyum?” diye sorması gerekiyor. Para kazanmak yolunda her şeyin özellikle de toplumun sağlığı ve refahını tehdit eden şeylerin mübah olmadığı bilincine sahip olmaları gerekiyor. Bütün bunlar sosyal sorumluluk bilincine sahip genç girişimcilerin ve liderlerin sahip olması gereken özellikler olmuş oluyor. İşte SOGLA, tam da bu eksen üzerine kurulmuş bir oluşum. Sadece katma değer yaratan değil, aynı anda sosyal değer de yaratacak geleceğin liderlerinin bugünden bu bilince sahip olmasını amaçlıyor.

13 Nisan 2013’te düzenlenen 4. SOGLA Sosyal Girişimcilik Konferansı, sosyal girişimci olma yolunda rehberlik eğitimi tadında gerçekleşti. İzlediğim kadarıyla söyleyebilirim ki kültüründe yardımlaşma ve dayanışmanın olduğunu söyleyen bir toplum olarak maalesef bunu sadece evimizdeki misafirlerimize gösterdiğimiz konukseverlik boyutunda gerçekleştirebiliyoruz. Ülkemizde sosyal sorumluluk ve sosyal girişimlerin sayısı çok az. Bu amaçla topluma yararlı olacak iş fikirlerine öyle çok ihtiyaç var ki. Topluma faydalı olacak girişimlere imza atacak olan her birey aynı zamanda bir sosyal girişimci de olmuş olacak.

Son olarak; İnfopik’te sosyal sorumluluk üzerine bir yazı yazmıştım. LinkedIn’in verileri üzerinden kullanıcıların sosyal sorumluluk projelerine katılma bilgilerine ulaşabileceğiniz yazıya buradan tıklayarak gidebilirsiniz.

Her ne işle ilgilenirseniz ilgilenin yardımseverlik, gönüllülük ve sosyal sorumluluk kavramlarını aklınızdan çıkarmadan çalışmanız dileklerimle. 😉

You May Also Like

Yorumunuz: