Müşteriyi Kaybederken Kazanmak

Müşteri kazanmaktan daha önemlisi mevcut müşteriyi elinde tutmaktır.

Elde tutmak” söylemini bu tarz işlerde sıkça kullanılan bir tabir olması nedeniyle yazdım ancak şirketlerin müşteriye “Elde tutulması gereken” kişi olarak değil, “Memnun edilmesi gereken” kişi olarak bakmaları gerektiği aşikar. Elbette gerçek bir müşteri sadakati yaratılmak isteniyorsa. Elde tutmak, çoğu zaman içinde biraz sinsi ve kapalı kapılar ardında bir takım oyunlar sonucu elde edilmiş bir nevi “Sahip olmak” anlamını içerir. Örneğin kadınlar için “Erkekleri elde tutmanın 12 kuralı” başlıklı içeriklere sıkça rastlamak mümkündür. Okumaya devam et “Müşteriyi Kaybederken Kazanmak”

Reklam Bannerlarındaki Yazım Hataları Markayı Gözden Düşürür

Basiti oynamak zordur.

Oysa ben senden verileri analiz et, bana pazarlama stratejileri belirle, marka ve ürünü parlatacak yaratıcı kampanya fikirleri bul demedim.

İnternet ortamında yayımlanacak reklam bannerımız işini sana verdim. Tasarım ve reklam metni, içeriği konularıyla ilgilen istedim.

Asla seni bu kadar zorlayacak bir iş istediğimi de düşünmemiştim. Zaten her şeyi ajans hallediyor. Sen talep edeceksin, onlar yapacak.

Tek bir görevin vardı.

Ürünü kontrol etmek!

Türkçe’yi bilmek, doğru kullanmak …

Pazarlama bir iletişim ve algı konusuysa, iletişimi doğru sağlamak zorundasın.

Küçük bir hata bütün bir hikayeyi berbat edebilir.

Artık ağzınla kuş tutsan umrumda değil sevgili markam.

Birçok markanın bannerlarındaki yazım hataları ve yanlış Türkçe kullanımı, her şeyi berbat edecek boyutta müşteride algı yaratıyor.

Aslına bakarsanız reklamcılığın her ortamı için bu geçerli. Yazım ve imla hatalarının bir açıklaması ve telafisi olmaz!

İnternete reklam verme aşamasında odak nokta genelde reklamda kullanılacak kampanya ve ürün oluyor. Sonrasında ise hemen tasarıma geçiliyor. Tasarımsal konular, ve bannerda kullanılacak teknoloji belirleniyor. Sonrasında ise reklam  metninin doğru yazıldığı kafalardaki öncelik sırasında önlerde yer almıyor. Bu sebeple de buradaki örnekte olduğu gibi bir özensizlik, dikkatsizlik veya bilmemek sonucu kusurlu bir banner marka kimliğinize olumsuz etki yapıyor.

Hep demişimdir, pazarlama uzmanından tutun da süreçteki bütün iş birimlerinin dikkatsizlikleri sonucu böyle bir metin iletilmiş olabilir diyelim. Ey tasarımcı, senin böyle ürün temsil etmeye hakkın yok! Hatta belki tersi de söz konusu olabilir. Pazarlama uzmanımız, online reklam sorumlumuz hatta ajanstaki marka temsilcimizin de suçu olmayabilir. Tasarımcı, yoksa sen kafana göre metni mi bozdun?

Tasarım elbette çok önemli ama içeriği de son bir kez kontrol etmeye ne dersiniz. 😉

denizbank-banner

Yandaki banner Denizbank’a ait. En son bununla karşılaştığım için bunu koyabildim.  Eminim ilerideki günlerde yukarıdaki bannerın yanına yeni bannerlar ekleyebileceğim.

Sizce de bu yazım hataları göz tırmalamıyor mu?

Bannerlardaki yazım hataları bu konuya duyarlı olanlar için belki şimdi fark etmeseniz de ileride ortaya çıkacak olumsuz bir algı yarattığı kesin.

Talep Toplama Formları Nasıl Hazırlanmalı?

Bu yazının içeriğinde talep toplama formlarından bahsedeceğim. Talep toplama formları müşterinin size kişisel bilgilerini bıraktığı ve kısaca size “sizinle ilgileniyorum” mesajını verdiği formlardır. Başvuru formları da birer talep toplama formudur. Müşterinin başvuru veya talep toplama formunu doldurması sizinle ilgilendiği ve kendisinin sizinle çalışabileceği anlamına gelir.

Talep toplama formaları kullanılarak lead oluşturmanın amacı potansiyel müşterilerinizi tanımak, temel kişisel bilgilerini edinmek, sonrasında ürün veya hizmetlerinizi tanıtmak ve satışa dönüştürmektir ancak talep toplama formu dendiğinde bu formlar her zaman müşteriniz olmayan kişiler için kullanılmayabilir. Genel olarak insanların formları doldurması düşünüldüğünde bu sıkıcı bir şeydir. Yeteri kadar boş vakti olan, hali hazırda zaten markanızı seven ve müşterileriniz olan insanları hedeflemediğinizi düşünürsek, formları dolduracak insanlara formları cazip hale getirebilmeniz gerekiyor.

İnsanlar sonunda ödül olan bir şey için form doldururlar

Sonunda bir çekiliş ile sürpriz ödüller kazanabilme şansına sahipseniz bu birkaç soruya cevap vermek için cazip olabilir. Ancak bu sefer de emin olamayacağınız bir diğer konu da şudur: “Gerçekten hedeflediğim ve müşterim olabilecek insanlar mı bunlar?” sorusu akla gelir. Bu durumda yanıt çok basittir. Talep toplama formları amaç değil bir araçtır. Pazarlama bakış açısında ödül, talep toplama formlarında iyi bir yöntem değildir; eğer hedefiniz gerçekten satışa dönüştürebileceğiniz insanlara ulaşmaksa.

Bir sigorta şirketisiniz ve yeni müşteriler elde etmek istiyorsunuz. Bireysel emeklilik sigorta paketlerindeki kampanyaları satışa dönüştürmek temel amacınız. Ancak müşterinin bu satışı gerçekleştirmesi için bayilerinize gelmesi gerekiyor ve siz de potansiyel müşterinizi bayiye çekip satış gerçekleştirebilmek için rakiplerinizden önce müşterileri avlamak istiyorsunuz! Bunun için de internet ortamını seçtiniz. Biliyorsunuz ki online ortam ile müşterinin sizinle temasa geçmesi çok kolay. İşte bu durumda bireysel emeklilik sigorta paketlerinizden yararlanmak isteyen, isteyebilecek potansiyel müşterilerinizin “Bireysel emeklilik sigortası yaptırmayı düşünüyorum ve sizin şirketinizle çalışabilirim.” düşüncesini resmileştirmesi için bir talep formu doldurması gerekiyor. Bu talep formu bir başvuru veya satış işlemi gerçekleştirmek adına doldurulacak bir form olmayacak; sadece müşterinin “Ben bu ürünle ilgileniyorum ve bana satış yapabilirsiniz.” mesajını sigorta şirketine iletmesine olanak sağlayacak; başka bir deyişle talep toplanmış olacak. İşte bu durumda oluşturulacak talep toplama formlarının içeriği çok önemli olacaktır.

Talep toplama formları olabildiğince basit ve müşteriyi zorlamayacak şekilde dizayn edilmelidir. 

Tek başına müşterinin “Ben bu ürünü almayı düşünebilirim ve hakkında bilgilendirilmek istiyorum.” mesajını ileteceği bir form son derece basit olmalı. Aslında bu durumdaki bir potansiyel müşteri için tek ihtiyacınız olan şey müşterinin iletişim bilgileri. Müşteriyle iletişime geçilerek, bu talebini satışa dönüştürecek aksiyonların alınması işlemi yapılacağından müşterinin telefon (cep telefonu olması daha iyi olur) ad soyad ve belki TC kimlik numarası gibi temel bilgileri toplamak son derece basit ancak bir o kadar da iş gören bir form olacaktır. Talep toplama formları olabildiğince basit ve müşteriyi zorlamayacak şekilde dizayn edilmelidir ki sizinle çok çok az ilgisi olan bir müşteriyi bile kaçırmayın. Unutmayın diğer bilgileri satış anında da alabilirsiniz. 😉

Başvuru sayısı nasıl arttırılır?

Bir organizasyona başvuru yapmak için de birçok form toplamanız gerekebilir. İnsanlardan ilk seferde, sizinle ilk temas ettikleri noktada bütün bilgilerini almayı bekleyemezsiniz. Bu son derece caydırıcı ve amacınıza ters yönde hareket eden bir hareket olacaktır. Kısaca müşterilerinizi kaçırmamak ve başvuru sayınızı artırmak için gönüllü adayları öncelikle çok rahat çekebilmeniz gerekiyor. Bunun için de gereksiz detay alanları formlara koymamak gerekiyor.

İş analistinin görevleri

İşin analizi sırasında hem bir pazarlamacı hem de bir iş analisti gözüyle bu değerlendirmeleri yapmak gerekiyor. Çoğu zaman gerçekleştirilmek istenen hedefinden uzaklaşabiliyor. İşte bu noktada iş analistinin iş birimiyle doğru iletişimi kurarak müşterisini ikna etmesi gerekiyor. İyi bir iş analisti olmak için bile pazarlama bilmelisiniz çünkü pazarlama öğrenmek hepimizin işi. 😉

Şimdi Hepimiz Anadolu Efes’te Oynamak İstiyoruz

Herkesin reklam olarak adlandırdığı ancak bir reklamdan çok daha fazlası olan, Anadolu Efesli basketbolculara yapılan sürprizin yer aldığı videoyu izlemişsinizdir. Eğer henüz denk gelmediyseniz bu yazıyı okumadan önce videoyu izleyin. Video, dijitalde hızlıca paylaşıldı ve yayıldı. Kısa sürede neredeyse görmeyenin kalmadığı video, haber sitelerinde “Anadolu Efesli sporculara gizli kamera sürprizi şakası/şoku” şeklinde duyuruldu.

Peki gerçekte bu video gizli kamera işi mi, viral bir içerik mi, Anadolu Efes’in reklam filmi mi, nedir?

Bu videonun bir kere büyük beğeni topladığını kabul edelim. Son günlerin ilgi odağı haline bu film için olumsuz bir görüş bildirmek neredeyse olanaksız. İçerikteki kurgu son derece başarılı ve hepimizin yaşamak isteyeceği türden. Bu yüzden de aslında hepimiz hayranlıkla izlerken Efesli sporcuların yerinde olmak istedik. Videoyu ilk izlediğimde asla bir reklam kokusu hissetmedim aslında reklam olduğunu bilmiş olduğum halde. İşte buna viral özellik diyoruz.

Spor adına incelediğimizde bir kere Anadolu Efes yönetimini tebrik etmek gerekir. Eğer takip ediyorsanız, Anadolu Efes Euroleague’de ve şu sıralar başarıdan başarıya koşuyor. (Euroleague, basketbolda Avrupa’nın 1 numaralı ligi.) Bu açıdan videoda izlediklerimiz sporcular için müthiş bir motivasyon kaynağı. Takım olma, ekip ruhunu yakalama ve ortak bir hedef uğruna bütünleşme böyle bir motivasyondan sonra nasıl gerçekleşmesin. Bu sene Anadolo Efes’in daha da ileriye gitmesi artık sürpriz omamalı, keza bu reklamdan sonra Euroleague’deki son maçında CSKA gibi bir devi devirmesinde de muhakkak bu motivasyonun ve taraftar desteğinin payı büyüktü. Hatta bu maçı izlerken – sıkı bir basketbol sever olduğumu belirteyim 🙂 – Twitter’da şöyle bir tweet yazmıştım: “Anadolu Efes bu ülkenin basketbolda kulüp milli takımıdır.” Aynen öyle, basketbolda önce Efes Pilsen sonra Anadolu Efes olarak, Türk basketbolunun lokomotifi Anadolu Efes olmuştur.

Bütün bunların yanında bu tam da bir işveren markası çalışması! 

Bir de işin yönetimsel ve dijital boyutu var. Farkında mısınız bilmiyorum, bu videoyu izleyen bir gencin veya bir çocuğun Anadolu Efes’ten başka bir takımda basketbol oynama isteği oluşabilir mi? İstediğiniz kadar şampiyon olsanız dahi bu etkiyi yakalayabilmeniz mümkün değil. Anadolu Efes kulübü bunu hiç düşünmüş müydü bilemiyorum. Muhtemelen hem sporculara moral ve motivasyon sağlamak hem de bunu reklam filmi haline getirmeyi düşündüler. Bütün bunların yanında bu tam da bir işveren markası çalışması! Şimdi kim arkasında böyle motive edici, inançlı bir taraftar desteği arkasında Anadolu Efes’te oynamak istemez ki? 🙂

Sonuç olarak, film güzel, kurgu ve düşünce çok şık. Bütün bunlar markalara öğretmeli ki dijitalde, sosyal medyada ses getirmek istiyorsanız öncelikle içerik üretmelisiniz.

Özgün ve duygulara hitap eden içerik.

Facebook Sizi Bir Güzel Pazarlıyor

Facebook, gecesini gündüzünü kazancını nasıl arttırabileceğini düşünerek geçiriyor. Bunun sonucunda da her geçen gün yeni gelir modelleri üzerine çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmaların temelinde ise kullanıcıların beğeni ve ilgi alanını markalarca daha da hedeflenebilir hale getirerek markalara Facebook’ta reklam yapmaya teşvik etmek yer alıyor.

Neyi sevebileceği, neyi satınalabileceği tahmin edilebilen profiller

Buraya kadar her şey normal. Eğer Facebook veya herhangi bir sosyal ağda kullanıcıysanız bu platformlarda artık kendi kişiliğinizi, profilinizi ve birçok konudaki eğiliminizi gözler önüne sergiliyorsunuz demektir. Bu da sizi internet ortamında tanıyan ağların, sizi reklamverenlere pazarlaması için bulunmaz bir nimet haline getiriyor. Hatta sosyal ağ kurmanın temelinde yatan neden budur diyebiliriz. Artık karşılarında neyi sevebileceği, neyi satınalabileceği tahmin edilebilen profiller hazır! Beğenilerinizi, ilgi alanlarınızı analiz eden ağlar, markaların hedef kitlesine uygun profillere reklamlar göstermesine uygun ortamları yaratarak markaların sosyal medya pazarlama diye bir bütçe kaleminin doğmasına neden oluyor.

Kendinizi zaman zaman bu duruma karşı kullanılmış hissedebilirsiniz. Ancak her hizmetin bir bedeli olduğu ve bunun da en masum yolunun size reklamlar gösterilmesi olduğunu da kabul etmeliyiz. Ancak yine de Facebook özelinde, kendinizi bazı reklam modellerinde malzeme olarak kullanılmasının önüne geçebilirsiniz. Malzeme olarak kullanmak olarak yorumluyorum bunu çünkü Facebook, arkadaşlarınıza sizi referans göstererek markaları pazarlıyor. Eğer buna izin verdiyseniz birçoğundan haberiniz bile olmaz.

Facebook, kullanıcıların beğendiği ve takipçisi olduğu sayfaları, o sayfaların gönderilerini sponsored adı altında arkadaşlarınıza gönderiyor. Size de diğer arkadaşlarınız kullanılarak benzer gönderilerin haber akışınızda çıktığını görmüştürsünüz. Bunun önüne geçebilmek mümkün.

Facebook’un sizi referans göstererek reklam malzemesi olarak kullanmasının önüne geçebilirsiniz

Bunun için yapmanız gereken şey, 3. şahıs siteleri alanında 3. parti reklamlar havuzundan kendinizi kaldırmanız. Bu sayede kimse sizin üzerinizden, sizi kullanarak arkadaşlarınızı etkileyemeyecek. Ayrıca uzun süredir Facebook kullanıyorsanız zaman içinde beğendiğiniz sayfaların öyle çok arttığını ve artık birçoğunun belki de sizin istemeyeceğiniz sayfalara dönüştüğünü görebilirsiniz. Hatta “ben bunu ne zaman beğenmişim” diyebilirsiniz. Bunun için beğendiğiniz sayfaları da zaman zaman gözden geçirmenizde fayda var.

1. Öncelikle hesap işlemleri sayfasına gidiyorsunuz.

2. Ardından sol menüdeki Ads (Reklamlar) alanını seçiyorsunuz. Burada karşınıza iki alan çıkacak. Third Party Sites (3. şahıs siteleri) ve Ads & Friends (reklamlar ve arkadaşlar).

3. Bu alanlardaki ayarların ikisini de “Hiç Kimse” olarak seçiyorsunuz.

4. Artık hem beğendiğiniz sayfaların arkadaşlarınızın gözüne sokulmasının, hem de reklam amaçlı kullanılmasının önüne geçmiş oluyorsunuz.

İçerik Kral [Content Marketing]

İçerik kraldır. Bunun içindir ki pazarlama ve reklam dünyası hiç olmadığı kadar içeriğe odaklanmıştır ve daha da odaklanacaktır.

Özgün içerik çok ama çok değerlidir. Özgün içerik üretmek şirketler ve markaları için pazarlama faaliyetleri arasında her geçen gün daha önemli ve kritik olmaktadır. Markalar blog sayfalarında kral olan içeriği üretmeli, ürettirmeli ve nihayetinde bu kral olan içeriğe yer vermelidir.

İçerik özgün olmakla birlikte, yaratıcı, ilgi çekici son derece güncel ve iyi tasarlanmış olmalıdır. (Biri infografik mi dedi?) Sosyal medyanın hızında eskimiş bilgiyi paylaşmak, markayı trend olmaktan uzaklaştıracaktır.

İçerik neye yarar?

  • Marka değerini artırır. Markaya prestij kazandırır.
  • Müşteriyle iletişim kurar. Müşteriye fayda sağlar. Müşteri bağlılığı sağlar. Müşteriye faydalı bilgi esnasında reklam yapar.
  • Satışa yönelik itici reklamların aksine “sevimli” ve müşteriye “faydalı” reklamları bilgi verme metoduyla yapmayı sağlar.

İçerik kral ne demektir?

İçerik kral, İnglizce “content is king” deyiminden gelir. Faydalı, özgün ve kaliteli içeriğin dijital dünyadaki kritik önemini ifade eder.

Daha önce içerik, kral değil miydi?

İçerik her zaman değerliydi ancak oluşturulan içeriğin etki etme gücü bu kadar yüksek değildi. Sosyal medya bu gücü ciddi anlamda tetikledi.

Pazarlamada içerik her zaman kullanıldı ancak günümüzde müşterilerin kral olan içeriğe daha fazla ihtiyacı var.

İçerik derken?

Müşteri markadan ona fayda sağlayacak, ip ucu niteliğinde kendisine değer katacak, zaman zaman onu eğlendirecek, kendisiyle iletişim kuracak araçlara ihtiyac duyar. Bu ihtiyacı karşılamak zorunda olan marka ise bu fırsatı kullanarak müşterinin gözüne somadan reklamını yapabilir. Ancak temel amaç reklam yapmak değildir. Müşteriyi elde tutmaktır en temel amaç.

Bununla da kalmıyor. İçerik SEO için de son derece önemli. Kral içerik, arama motorlarından hedef kitlenizde yer alan doğru kişileri size getirecektir.

İçerik text metin, araştırma, infografik, video, sunum hatta oyun bile olabilir.

İçerik gerçekten de kral değil mi? Bu yüzden, içerik üretmek, bunu önemsemek ve yatırım yapmak şirketlerin dijitaldeki temel pazarlama görevi olmalı. Sosyal medyada var olmak yetmiyor, keşke yetseydi. 🙂

Sosyal medyada paylaşacak size ait içeriğiniz var mı?

Yayıncılar İçin İnternet Reklamcılığı ve Google Adsense

İlk bilgisayarımı aldığım 1998 yılından bu güne (10 yaşındaydım) gerek kişisel, gerek farklı konularda web siteleri yönettim ve halen de buna devam ediyorum. Bu süreç içerisinde ilk günden beri web sitelerime, bloglarıma reklam aldım. Bunların hepsinde büyük maddi gelir beklentisi olmadan sadece site daha renkli görünsün ve alan doldurması açısından bu reklamlara yer verdim. Bu süreç içerisinde biraz test etmek biraz da merakla birçok network ve adserver’ı kullanmış oldum. Ağırlıklı Türk firmaları olmak üzere yurt dışından da bazı servisleri deneyerek bu konu hakkında ciddi bir birikime sahip ıolduğumu söyleyebilirim.

Web sitenize önce Google Adsense reklamlarını alın

Son 4-5 yıldır dijital pazarlama ve online reklamcılık konularında ciddi anlamda odaklanıp ilgileniyorum. Bu ilgiyi profesyonel iş hayatımla da birleştirerek internet reklamcılığın reklamveren, yayıncı, ajans, network ve adserver ayağını iyice görmüş oldum.

Türkiye’de internet reklamcılığı maalesef çok da profesyonel bir sistemle işletilmiyor. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hem reklamverenlerin hem de yayıncıların istedikleri geri dönüşleryeterince alınamıyor çünkü bu süreçler yeterince şeffaf işlemiyor.

Bu yazı yayıncılar içindi, yani web sitesi olan ve bu web sitesinden online reklam geliri hedefleyen yayıncılar için. İster blogger olun ister ciddi bir platform sahibi olun, web sitenize reklam almak için ilk başvurmanız gereken yer Google Adsense’dir. Bugün birçok büyük yayıncı/web site dahi Google Adsense reklamlarına yer vermekte ve bu her geçen gün artış göstermekte.

Google Adsense ile prestij kaybetmiyorsunuz

Google Adsense reklamalarını bazı yayıncılar “amatör” görünüyo diye eklemek istemiyor. Ya da her hangi bir networkten izler taşıyan bannerlara yer vermek istemiyor. Bundan dolayı da ajanslarla birlikte çalışma yoluna gidiliyor. Yerel ajanslar ve networkler konusu hassas, buraya şimdilik girmeyelim. Şunu belirtmeliyim ki Google Adsense reklamalarını artık en büyük diyebileceğimiz siteler bile kullanıyor. Bazılarının ise Adsense reklamlarını inhouse olarak da değerlendirdiğini biliyorum.

Adsense reklamlarını kullanmanızı önermemin en büyük nedeni ise güvenirliliğidir. Web sitenizin ölçeğini dert etmeden, Google Adsense kullanabilirsiniz.

Selam adım seher ve ben sadece hayatınızı en iyi saatte vermek için beklemek seksi genç bir Hatay’Lı kızım. Şimdi arayın.
Diyarbakır escort bayan

Derin, yalnızca hayatı seven ve her zaman kendini beğenmiş ve arkadaşlarının da yaptığı iyi bir kişiliğe sahip bir bayan.
Konya escort bayan

Diyarbakır ilinde kendi üzerime sakso çeken başka escort kız tanımam kendimi sürekli sakso konusunda geliştirerek sizlere köküne kadar bir eğlence sunacağımdan emin olabilirsiniz
Diyarbakır escort bayan

Dijital Pazarlamanın İnfografik Ayağı

İnfografiklerin online mecralarda nasıl kullanılabileceğini daha önce birçok kez yazdım. Şimdi ise infografiklerin kurumsal anlamda şirketlerin de kullanabileceğini ve bunun nasıl olması gerektiğini bir örnekle anlatmak istiyorum.

Aslına bakarsanız temelde infografik oluşturmanın asıl nedeni dijital dünyada markanızın reklamını yapmaktır. Markanızı duyurmak, insanların özellikle dijital dünya ve sosyal medyada markanız hakkında konuşmasını sağlamaktır. Viral bir araç olarak da kullanılabilecek bir araçtır infografikler. Dijital pazarlama yaklaşımlarında hazırlanacak bir infografik sadece sizden bahsedilmesini sağlamakla kalmayıp, size kurumsallık da yükleyerek, “prestijli” bir bahsediş sağlamış olur. Bu prestij, markanızın vurgu yaptığı değerlerle, övündüğü sayısal verilerle sağlanmış olur.

Oluşturduğunuz infografikleri dijital dünyada yönetimini yapmalısınız

Şirketlerin markaları hakkındaki verilerle oluşturdukları infografiklerin yanı sıra sektörel araştırmalarını da infografik haline getirip dijital dünyaya servis edebilirler. Ancak bu servis edilmenin bilinçli bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Hazırlanan bir infografik, sıradan bir görsel veya grafik değildir ve içerisinde markanıza ait veya sektöre ait önemli veriler barındırdığından sektöre doğrudan haber kaynağı olmaktadır.

Garanti Bankası’ndan internet şubesi kullanımı infografiği

Garanti Bankası, Türkiye’de infografik hazırlayan ilk banka. Türkiye’de infografik hazırlayan şirketlerin sayısı bir elin parmağını geçmeyeceğini düşünürsek önemli bir adım. Özellikle Garanti’nin hazırladığı infografiği nasıl kullanacağını oldukça merak ediyorum. Garanti Bankası bu infografikle birlikte internet bankacılığına vurgu yaparak reklamını yapacak mı, yoksa bu infografik sadece Garanti’nin kendi web sayfasında hoş bir görsel olarak kaybolup gidecek mi?

İnfografiklerin, pazarlama açısından nasıl fırsatlarla dolu olduğunu görebiliyor musunuz?

Vodafone LinkedIn’de Hedefli Kampanyalara Başladı

LinkedIn’in Türkçe display reklam kabul etmeye başladığını İnfopik’teki “Sayılarla: LinkedIn’i Kimler Kullanıyor?” yazısında infografik ile birlikte paylaşmıştık. Telekomünikasyon sektörünün hızla LinkedIn’i reklam ve pazarlama amaçlı kullanmaya başladığını Turkcell ve TTNET gibi şirketlerin display banner reklamlarıyla görmüştük.

Birkaç gün önce Vodafone Türkiye’nin de LinkedIn’de kampanyalarına başladığını görmüş oldum. Vodafone, display banner reklam vermek yerine daha iyi bir iş yaparak, hedefli reklam yapma yoluna gitmiş. Elbette diğer bütün reklamlar da hedefli ancak Vodafone bu hedefi daha da daraltarak doğrudan IT sektöründe çalışan, sektör bilgisini Bilgi Teknolojileri ve Servisleri olarak belirten LinkedIn kullanıcılarını hedef kitle oalrak belirlemiş. Bu hedef kitleye uygun olarak ise İş Ortağım “Kırmızı Bulut” servisini tanıtmış.

Vodafone’un bu kampanyasını başarılı bulduğumu belirteyim. Bu kampanya ile birlikte LinkedIn’in pazarlama faaliyetleri için nasıl kullanılabileceği yolunda güzel bir örnek olduğunu söyleyebiliriz.