Kişisel Gelişim Canavarı Olmayın

Kariyer yolunda başarılı olmak için üniversite öğrencileri ne yapacaklarını  şaşırdılar. Bu şaşkınlık giderek kendini baskıya bırakır.

Körü körüne hareket eden, “kendimi geliştirmeliyim amanın!” nidalarıyla ortalıkta başı boş bir şekilde aranan, ne amaçla hareket ettiğini bilmeyen çoğunluğun ardından hareket eden, ilgili ama bilgisiz topluluğadır bu sözler. Var mı böyleleri yakınınızda?

Sosyalleşmek adı altında bulunmamanız gereken toplantılarda bulunduğunuz, asla o işin adamı olmadığınız kulüplerde yer aldınız, ne yapacağınızı bilmediğinizden savrulup durdunuz, döndünüz dolaştınız ve onlar yapıyorsa vardır bir nedeni mantığıyla sıradan işlerin insanı olmaya başladınız. Zaman kaybettiniz, isteklerinizi ertelediniz ve belki de bir diğer tarafta sizin için çok daha değerli olabilecek biriyle tanışma fırsatını kaçırdınız. Olmanız gereken yeri değil, modayı takip ettiniz. Oysa bu size hiç yakışmadı!

Diploma İşsiz Olmak İçindir

Bugünlerde birçok üniversite öğrencisi mezun olmanın haklı sevincini yaşıyor. Kep atma töreni, ardından mezuniyet balosu derken Temmuz’a kadar hareketli ve eğlenceli günleri geride bırakıyorlar. Sonrasında ortalık duruluyor, herkes kendi köşesine çekiliyor ve iş ciddiye biniyor. Akıllardaki soru şu: “Peki şimdi sırada ne var?”

Birçok yeni mezun hemen, güncellenmiş özgeçmişleriyle iş ararken bazıları da tatile odaklanmış durumdalar. Bir kısım yeni mezun da şimdiden geleceğin onlar için neyi getireceğini kestiremediklerinden büyük bir boşluğun içerisindeler. Çevrenizde varsa eğer “okulumu özledim”, “çok sıkılıyorum” diyen yeni mezunlar görebilirsiniz. Mezuniyet bir anda gelmiş gibi gözükür ve siz de bir anda yeni mezun olarak değil artık bir “işsiz” olarak anılabilirsiniz.

GMC Başvuru Sürecinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Global Management Challenge 2010 Türkiye için öğrenci başvurularını başlatır başlatmaz yoğun bir ilgi ile karşı karşıya kaldık. Sinemada vizyona girdiği ilk haftada gişesi hasılat rekoru kıran filmler gibi GMC de bu sene ilk haftada kendi rekorunu kırmak üzere. Bir tek fark var; bizim gişe hasılatımız başvuru sayımız. 🙂

Birçoğumuzun tatil yaptığı -staj yapanları unutmuyoruz elbette (:- bu dönemde GMC’ye bu kadar hızlı başvuru yapabilecek düzeyde takım görmek, bu yıl daha çok mücadeleci bir yarışma süreci geçireceğimizin ilk işaretleri. GMC’nin her yıl geniş kitlelere ulaşması daha zorlu rakiplerin sizleri beklemesi anlamına geliyor ki bizim amacımız da en iyileri bir arada görmek. Bu açıdan başvuru sayısının artması yarışma sürecinin de bir o kadar heyecanlı ve eğlenceli geçeceği anlamına gelmekte. Unutmayın, rakibiniz ne kadar iyi olursa siz de kendinizi o kadar geliştirebilirsiniz.

Domino Taşı ve Dev Tablo

Toplum Gönüllüleri Vakfını biliyoruz. Vakfın Türkiye ‘deki birçok üniversitede gönüllülük yapan örgütlenmeleri var. Bir tanesi de Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Kulübü adı altında yürüttüğümüz “YıldızTog”.

YıldızTog olarak bir çok projemiz var ve ben de Küçük Adımlar Büyük Yarınlar (KABY) projesinde aktif yer alarak proje liderliğini yapmaktayım.  Bu projenin benim için en anlamlı yanı ise çoğu örgütlenmelerde projenin ilköğretim düzeyinde yapılmış olması fakat bizim bu sene projeyi lise öğrencileriyle gerçekleştirecek olmamız. Bunu düşündüğümde ve gençlerin konumunu düşündüğümde domino taşı benzetmesini yapmaktan kaçınamadım.

Başarısızlığı Kabullenmek

Hayatta birçok alanda kararlar alıyoruz. Bunları uygulamaya koyarken her şeyin düşündüğümüz gibi gitmesini umuyoruz fakat maalesef her zaman işler istediğimiz gibi gitmeyebiliyor. Aslında buna hazırlıklı olmalıyız. İşlerimizi yaparken son derce özen göstersek de veya aldığımız bir kararın en iyi seçim olduğuna emin olsak da her zaman bir yanılma payının olduğunu unutmamalıyız. Sürprizlere açık olmalıyız ki hayal kırıklığı yaşamayalım.Hayal kırıklığı yaşarsanız kadınları o kırıklığı almakta yardımcı olur.

Yeni Bir Başlangıç

İlk web sayfamı 11-12 yaşlarında açmıştım.  İnternetin henüz lüks sayılabileceği bir dönemde, bu uçsuz bucaksız dünya bana çok çekici gelmişti. “Dünyaya sesimi duyurmak” fikri beni çok etkilemişti ve kendi web sayfamı açmak için o günlerde çok vakit harcamıştım. Bu süreç liseye girinceye kadar sürdü. Ailem de beni bu konuda hep destekledi ve bir web sayfam olması onları da heyecanlandırıyordu. Tek sorun onlara göre bilgisayarda fazla zaman harcıyor oluşumdu. Oysa ben bilgisayarda değil, internette fazla zaman harcadığıma inanıyordum.