Sosyal Medya: Nereden Nereye

Facebook, sosyal medyanın lokomotifi oldu. Facebook ile birlikte sosyal medya, yeni medya gibi kavramlar dikkate alınmaya değer hale geldi. Aslına bakarsanız, Web 2.0 ile birlikte blog ve forum kavramları bu sürecin temelini hazırlamış oldu.

Facebook, güçlü bir mecra haline geldi. İnternette her 5 kişiden 4’ünün Facebook kullanıcısı olması, dijital pazarlamacılar için hazine niteliğindeydi. Topluluk yönetimi kavramı da böyle hayata girmiş oldu. Bu kavramı beğenmeyenler de etkileşim mühendisi gibi alternatif iş kolları yaratmaya başladılar. Dijital pazarlamacıların, internet sitelerinde yürüttükleri online reklam, halkla ilişkiler vb. çalışmaları artık Facebook başta olmak üzere sosyal medyaya kaymaya başladı. Aslında bu tam anlamıyla bir yer değişimi değildi ancak sosyal medyaya da yer açılarak burası içinde bütçeler oluşturuldu, pazarlama faaliyetlerinin bir parçası haline geldi.

Şirketler büyük bir hızla sosyal medyaya var olmak, takipçi toplamak ve burada kampanyalar yürütmek istediler. Bu işe hak ettiği ciddiyeti verenler ise büyük resmi görerek, medya planlarının bir parçası olarak sosyal medyayı da görmüş oldular. İnternet mecrası, online reklam ve sosyal medya kampanyaları olarak ayrışmış gibi göründü. Bütün bunlar olurken internet reklamcılığı da kendini geliştirmeye başladı. Display reklamcılık da sosyal olmanın yollarını aramaya başladı. Bannerlar üzerinde sosyal paylaşım iconları yerleştirme çalışmaları yapıldı. Böylece beğenilen reklamların sosyal medyada da paylaşılarak viral etki yapması sağlanmış olacaktı. Güzel fikirdi!

Yeni bir mecra, büyük bir topluluk. Şirketlerin buradan faydalanma talepleri, sosyal medya ajansları ve yeni bir iş kolu. Yeni bir iş kolu olarak “Sosyal Medya Uzmanı“. Sosyal medyanın doğuşu olarak okuyabileceğiniz bu yazıdan sonra Türkiye’de bu işi yapan ajansların, çalışanların ne durumda olduklarını paylaşacağım.

 

You May Also Like

Yorumunuz: