Sosyal Medyanın Marka Yönetimi Üzerindeki Etkileri

İnternet, gelişen teknolojiye ayak uydurarak şirketler ve müşteriler için yeni bir boyut haline geldi. Günümüzde gündelik hayatının önemli bir kısmını internette geçiren kullanıcı, “ziyaretçi” olarak algılandığı internette her geçen gün içerik üretmeye başlayıp, ürettiği içeriği paylaştığında edilgen bir unsurken artık etken bir unsura dönüştü. Artık her birey kolayca sesini internette duyurabiliyor. Söylemek istediklerini internet ortamında basitçe paylaşabiliyor. Bu da şu demek oluyor: Denize atılan bir çakıl taşının etkileri kilometrelerce uzaktan duyulabiliyor!

Bu süreci, uzun uzadıya anlatmaya kalkmayacağım fakat Web 2.0 kavramının burada önemli olduğunu söylemeliyim.

Eskiden şirketler oluşturdukları kurumsal web sayfaları ile internette var olmanın sorumluluğunu yerine getirdiklerini düşünüyorlardı. Sayfalarına yerleştirdikleri “iletişim” linki ile artık internetin gücünden yararlanabileceklerdi! Bunlar çok eskilerde kaldı ancak şirketlerin internetteki hızlı gelişime adapte olmaları ve gerekli değişimi çabucak başarabilmeleri aynı oranda hızlı olamıyor. Bu durum “geçmiş” için bir dönem haklılığını korusa da şimdi bunun oldukça yetersiz bir düşünce olduğunu biliyoruz. Şirketlerin artık genele hitap ettiği, müşteriye samimiyetten uzak gelen, çoğumuzun okumadığı “vizyonumuz” ve “misyonumuz” sayfalarından  daha fazlasını internette sunmaları gerekmekte. Her yeni ortam beraberinde yeni bir pazar ve rakip doğuruyor. İnternet, şirketlerin kendisini daha fazla önemsemesini hak edecek potansiyeli taşıyarak şirketlerin dikkatini çoktan çekmiş durumda.

Sosyal Medya ile birlikte internet kullanıcıları veya müşteriler, şirketler hakkında kendi kjşisel bloglarında, forumlarda, ve sosyal paylaşım sitelerinde içerik ürettiğinde bunun olumlu ve olumsuz yansımaları doğrudan markanın değerine ve satış gelirlerine etki ediyor. Bugün hala global çapta internet üzerinde Nestle hakkında yürütülen olumsuz kampanyalar mevcut. Belki de aslı astarı olmayan bir fısıltı markanızı olumsuz etkileyebilirken, rakiplerinizin ağızlarını sulandırabilir. Hatırlayacağınız gibi bir dönem LC WaikikiDanone gibi markalar hakkında da internette olumsuz içerikler bir anda yayılmış ve medyada yankı bulmuşlardı. Sonrasında bu şirketler basını bilgilendirici resmi açıklamalar yapmak zorunda kalmış, gazete sayfalarına bildiriler vermişlerdi.

LC Waikiki için ortaya atılan olumsuz içerikler mail olarak da birçoğumuza ulaşırken, LC Waikiki’nin kendini savunduğu bildirisi internet ortamında ne kadar yer alabildi ve ne kadarımızın ilgisini çekti? İnternet ortamında yayılarak gelişen bu olumsuz içeriğe karşı LC Waikiki kendisini gazete ve tv gibi geleneksel medya araçları vasıtasıyla savunmak durumunda kaldı. Bu da gösteriyor ki şirketler internette kendilerini daha çok anlatmak zorundadırlar. Yoksa oluşabilecek olumsuz davranışları sonrasında kontrol altına almak iyice zorlaşıyor. Bugün yalan veya gerçek, her hangi bir olumsuz içerik internette çok çabuk etkisini göstererek  şirketleri zor durumda bırakabiliyor. Öyleyse şirketler markalarını sosyal medyada korumalıdır. Marka yönetimi sadece bir markanın oluşması aşamasını kapsamamakta, marka oluşturma sürecinde veya oluşturduğunuz markayı tehditlere karşı korumayı da içermektedir. Öte yandan sosyal medya markanıza değer katmak açısından da birçok fırsat barındırmaktadır. Şirket içinde bilinen sosyal sorumluluk projelerinizi sosyal medyada duyuruyor musunuz?

Marka yönetimi bir halkla ilişkiler, pazarlama çalışmasıdır

Şirketler markalarını sevdirmeli, müşteriye doğru mesajı vererek marka algısı oluşturmalıdır. Sosyal medya ile bu amaç daha da zorunlu hale gelmiştir. Sosyal medya ile internetin “yayma ve paylaşma” gücü gözler önüne serildiğinde ilk olarak bu durum  şirketlerin tedirgin olmasını sağlamıştır. Şirketler sosyal medyada markalarını ürün ve hizmetleri için koruma eğiliminden, bu ortamın sunduğu avantajlardan faydalanma eğilimine geçmek zorunda kalacaktır. Bunun yanı sıra sosyal medya şirketler için işveren marka yönetimi açısından da zengin olanaklar sunar.

Şirketler sadece internette onlar hakkında neler konuşulduğunu takip ederek daha sonra cevap verme aşamasında kalmayarak, önceden müşterileriyle konuşmalıdır. Bu da sosyal medyada profilleri oluşturarak mümkün. (Şirketler Sosyal Medyada Neden Yer Alır?) Facebook’un her geçen gün marka sayfalarını geliştirdiği (Facebook Pages), “Like” kavramını oluşturarak marka olmanın değerini artırıp bunu reklam mecrasına sunması, Twitter’ın gelişerek reklam olanağı oluşturması bizlere her geçen gün sosyal medyanın önemini artıracağına yönelik ip uçları. Markalar da bu durumu kontrol ederek, avantaja dönüştürmeli.

İleride sosyal medyayı başarıyla kullanan olumlu şirket örneklerini sizlerle paylaşacağım.

You May Also Like

Yorumunuz: