Ay: Ocak 2012

  • Türkiye, Sosyal Ağlarda En Fazla Zaman Harcayan 4. Ülke

    Comscore’un Ağustos 2011’i baz alarak Ekim 2011’de yayınladığı rapora göre Türkiye, Avrupa’nın en aktif internet kullanıcısına sahip ülkesi olarak yer almıştı. Ziyaretçi başına ortalama 3,706 sayfa görüntüleme ile  Avrupa’nın zirvesindeydik.

    Peki, internette aktif olan Türk kullanıcıları, sosyal ağlarda ne kadar aktif?

    Facebook’ta yaklaşık 30 milyon kullanıcı, LinkediIn’de 1 milyonu geçen ve Twitter’da 5 milyona dayanan Türk kullanıcılarının sosyal ağlardaki aktivitesi de azımsanmayacak düzeyde. Facebook’ta her an en çok kullanıcısı olan ilk 5 ülkeden biri olan Türkiye, kullanıcılarının sosyal ağlarda geçirdiği süre bakımından ise 2011 baz alındığında dünyada 4. sırada! Bir başka deyişle, sosyal ağlarda dünyanın en aktif 4. ülkesiyiz. Yani, Avrupa’nın en aktif internet kullanıcılarına sahip Türkiye, sosyal ağlarda da Rusya’nın ardından en aktif 2. ülkesi. Türk kullanıcıları ayda ortalama 10.2 saatini sosyal ağlarda harcıyor. Dünyanın sosyal ağlarda en aktif kullanıcıları ise İsrail’de.

    İnternette harcanan her 5 dakikanın 1’i sosyal ağlarda geçiyor

    Dünyada 7 milyar insan var ve bunların 1,2 milyarı sosyal ağ kullanıcısı. Araştırmaya göre aktif internet kullanıcılarının %82’si sosyal medyada yer alıyor.  Bu oran değişiklik gösterebilmekle birlikte %70-%85 arasında bir değer olduğunu söyleyebiliriz.

    Sosyal ağlarda kadınlar erkeklerden daha aktif 

    Avrupa’da, sosyal ağlarda kadınlar ayda ortalama 8.2 saatlarini geçirirken, erkeklerde bu sayı 6.3 saat. Türkiye’nin de bu araştırmada Avrupa’da yer aldığını düşünürsek, bu ortalamaların üzerinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Öte yandan bu oranlara en fazla katkının  15-24 yaş aralığındaki kullanıcılardan geldiğini de söylemek mümkün.

    Araştırmanın bir diğer önemli ve dikkat çekici kısmı ise 2012’de sıkça duyacağımız mobil kullanımıyla ilgili. Mobil penetrasyon oranına baktığımızda henüz Türkiye’nin adını önlerde göremiyoruz. Bu açıdan, Türkiye’nin bu alanda gelişeceğini söylemek mümkün.

    İnfografiğin sonunda ise 2011 yılına ait Twitter’daki en aktif anları ve Facebook’taki en popüler konuları görebilirsiniz.

     

    Sanders_SocialNetworking

  • Öldükten Sonra Bize Dijital Dünyada Ne Olacak?

    Sosyal ağlar hayatımıza yerleşti. Türkiye’de 30 milyon aktif Facebook kullanıcı var. Dünyada ise bu sayı 800 milyonu aşmış durumda. Ortalama olarak Türkiye’de her 3 kişiden biri Facebook kullanıyor diyebiliriz. Facebook başta olmak üzere, Twitter, LinkedIn, Youtube ve Friendfeed’de her gün içerikler paylaşıyor, hayatımızın her gün başka bir parçasını yayınlıyoruz. Yaşantımız, sosyal medya ile birlikte şekilleniyor, ondan etkileniyor ve onu etkiliyoruz.

    Sosyal medya her geçen gün kullanmaktan vazgeçemeyeceğimiz bir ortama dönüşüyor. Artık yaşantımızın ayak izlerini sosyal ağlarda oluşturuyoruz. Eskiden kimseyle paylaşamadığımız günlüklerimiz varken, şimdi zaman tünelleri içerisinde rahatça yolculuk ediyoruz.

    Hayatımız dijital evrende geçiyor

    Ortalama bir Facebook kullanıcısının yılda 415 içerik paylaştığını ve bunların 114 ünün fotoğraf olduğunu ve Twitter’da da her gün, günde ortalama 23 dakikaka harcadığını düşündüğümüzde, kendisiyle ilgili hiç de azımsanmayacak kadar bilgiyi sosyal medya da paylaştığını görüyoruz. Diğer sosyal paylaşım servislerini de işin içine kattığımızda dijital bir evrende yaşadığımızın farkına varabiliriz. Aktif internet kullanıcılarının %70’inin sosyal ağları kullandığını ve bu sayının da giderek arttığını düşünürsek, dijital bir evrende yaşıyoruz söylemi hiç de abartı olmayacaktır. Kısaca, kendimizle baş başa kalmak istediğimiz her anda, bilgisayarımızı açıyor ve online dünya ile baş başa kalıyoruz! Peki hiç düşündünüz mü; bir gün artık dünyada olmadığınızda, dijital dünyadaki “size” ne olur? 

    Öldüğünüzde dijital dünyadaki özel verilerinize ne olacak?

    Dakikada 3 Facebook kullanıcısının öldüğünü ve buna bağlı olarak 2011’de 1,78 milyon Facebook kullanıcısının hayatını kaybetmiş olacağını düşündüğümüzde ne demek istediğimi daha iyi anlamış olacaksınız. Hayatınızı kaybettiğinizde arkada bıraktığınız, size ait birçok veriyi de servis sağlayıcılarının belleklerinde bırakmış oluyorsunuz.

    Öldükten sonra buna başkaları ulaşabilir mi?

    • Gmail ve Hotmail talep edilmesi üzerine size ait bütün mailleri ve hesabınızdaki kişileri yakınlarınızla paylaşabilir. Hotmail, 270 gün aktif olamayan hesapları otomatik olarak siliyor.
    • Video infografikte yer verilmemiş ancak Yahoo, size ait bütün verileri yakınlarınızla paylaşmak yerine siliyor. Sadece mahkeme kararı buna engel olabilir.
    • Facebook, ölüm resmi olarak kanıtlanırsa hesabı kapatıyor ancak istenirse duvarınızı açık bırakabiliyor. Kişisel verilerinizi ise kimseyle paylaşmıyor. Burada “içerik benimdir” demek istiyor Facebook.
    • Twitter, yakınlarınıza gizlemediğiniz (herkesin görebildiği) bütün tweetlerinizin bir kopyasını paylaşabilir ve hesap kapatılabilir.
    • LinkedIn, ölüm resmi olarak belgelendikten sonra hesabı kapatıyor ancak verileri paylaşmıyor.

    İnfografikte, geçmişteki içeriklerinizden  yola çıkarak ilgi alanlarınızı analiz eden, sizinle ilgili olabilecek konuları öneren servislerin olduğuna değiniliyor. Kısacası, sosyal medyadaki paylaşımlarınız analiz edilerek, sizden sonra sizin gibi tweet atan, sizin gibi sosyal medyada paylaşımda bulunan kopyalarınızı üretmek de mümkün hale gelebiliyor. Bu açıdan, sosyal medyayı kullanırken, bütün bunları da düşünerek hareket etmek gerekiyor.

    Arkanızda bıraktıklarınıza dikkat etmeniz dileğiyle. 😉

     

  • Kadınlar Dijital Medyayı Nasıl Kullanıyor?

    İnternet ortamında kadın profili gerçekten çok değerli. (Elbette sadece internet ortamında değil) Konuyu pazarlama ve reklam açısından ele aldığımızda, hedef kitlesi kadın olan şirketler için online reklam maliyeti diğer kategorilere göre daha pahalı olmakta. Bunun nedeni ise öncelikle kadınlara yönelik kaliteli içerik sağlayıcılarının yetersiz oluşu. Kısaca, internette kadınların özellikle ziyaret ettikleri, kadınlara yönelik platformlar, web siteleri yetersiz. Böyle olunca da reklamveren için sınırlı sayıda arz oluşurken, web sitelerinin reklam alanları daha değerli hale geliyor.

    Kadınlar internette daha coşkulu ve daha çok alışveriş yapıyor

    Kadınların internette ve sosyal medyada oldukça aktif ve arzulu oluşu, erkeklere oranla daha fazla alışveriş yapmaları da şirketlerin kadınlara yönelik daha çok kampanyalar yapmasına neden oluyor. Özellikle özel alışveriş kulüplerinin (private shopping) yaygınlaşmasıyla kadınlar internetten alışverişe daha çok ısındı diyebiliriz. Bu durumun pazarlamacıların dikkatini çekmemesi beklenemezdi. Şunu biliyoruz ki kadınları gerçekten etkileyebilir ve markanıza ısındırabilirseniz, para kazanacaksınız demektir.

    e-Marketer‘ın yaptığı araştırmada ABD’deki annelerin sosyal medya ve internet kullanımı incelenmiş. Bu araştırmayı yukarıda bahsettiğim dijital ortamdaki kadın profili göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekir. O halde araştırmanın aslında bize neler söylemek istediğine bakalım.

    ABD’de 36,1 milyon anne var (18 ve altı yaşında çocuğu olan) ve bunların %94,5’i internet kullanıcısı (33,5 milyon). İnterneti annelerin nasıl kullandığına baktığımızda da &76,2’sinin sosyal ağlarda aktif olduğunu görüyoruz. Kendi annelerimizden yola çıkarsak, birçoğumuz annelerimiz “Bana da bir Facebook hesabı aç kızım/oğlum” sözlerine tanıklık etmişizdir. 🙂 Annelerin ağırlıklı kullandığı sosyal mecra ise beklenildiği üzere, Facebook. ABD’deki annalerin %66,2’sinin Facebook hesapları mevcut.

    Bütün bu rakamlar bize ciddi anlamda internet kullanan, sosyal ağlarda gezinen ve müşteriye dönüşmeye istekli “anne” ve “kadın” hedef kitleleri bilgisini veriyor. Peki bunu şirketler nasıl değerlendirebilir? Bu sorunun ardından şu veriyi paylaşmak da yerinde olacaktır: ABD’de annelerin 201 yılındaki satın alma gücü tam 2,4 trilyon dolar! Annelerin sadece kendilerine değil, aynı zamanda evdeki diğer bireyler için de alışveriş yapabileceğini düşünürsek, alacakları satınalma kararlarının potansiyelinin daha fazla olduğunu görebiliriz.

    Sosyal ağlarda göz ardı edilemeyecek oranda yetişkin anne profili olduğu unutulmadan, bu alanların da reklamverenler için fırsatlarla dolu olduğunu ve değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

    annelerin-dijitaldeki-davranislari-infografik

  • Sayılarla Sosyal Medya: 2011’de Ne Oldu?

    Sayılarla Facebook ve Sayılarla Twitter yazılarından sonra seriyi sayılarla sosyal medya ile sonlandırıyoruz. Sayılarla Sosyal Medya, 2011 yılına ait genel bir değerlendirme niteliğinde. (Aynı zamanda Türkçe’ye çevrilmiş şekilde) Bu açıdan sadece sosyal medya ile sınırlı kalmayıp dijital dünyaya ait veriler de içeriyor. Ben ise öne çıkan verileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

    • Sosyal medya yatırımlarının geri dönüşünü takip etmeyen B2B pazarlamacı oranı, %30: 1-2 yıl öncesine kadar bu oran daha da yüksekti. Zaten bir çok şirketin o dönemlerde sosyal medyaya mesafeli durmamalrının da en büyük sebebi, yatırımların geri dönüşünün nasıl raporlanacağı konusuydu. Günümüzde artık social media monitoring ve social media measurement servislerini kullanarak daha gelişmiş verilere ulaşmak mümkün hale geldi; ancak demek ki sosyal medyaya çok güvenip, nasıl olsa faydası olacaktır düşüncesiyle pazarlama çalışmalarını takip etmeyi gerekli görmeyen bir kitle mevcut!
    • Bloggerların %40’ı kendilerini profesyonel olarak kabul ediyor: Blog tutmak ciddi anlamda çaba ve süreklilik istiyor. Bununla birlikte araştırmacılık ve özgün içerik oluşturabilmek de olmazsa olmaz. Tüm bu nedenler dahi ciddi emek isteyen bir iş için “profesyonel” tanımını yapmak için yeterli. Bu açıdan genel bir deyim olarak blog tutmayı “hobi” olarak yorumlamak çok yanlış kalıyor. Hobi olarak kişisel blogların varlığını da biliyoruz ancak ciddi anlamda özellikle çok yazarlı blogları da yine profesyonel olarak yorumlamak mümkün.
    • Bir linkin Facebook, Twitter ve E-mail’de bakılma süresi sırasıyla; 3.2, 2.8 ve 3.4 saat: Bu konu bence çok önemli çünkü özellikle sosyal medyada yürütülen pazarlama çalışmalarından tutun da kişisel olarak yapmak istediğiniz duyurular için en etkili mecranın hangisi olabileceği hakkında ip ucu veriyor. Sonuca göre Facebook’ta gönderilen bir iletinin Twitter’daki tweet’e göre ortalama 24 dakika daha fazla bakılma ve viral paylaşım şansına sahip olduğu anlamına geliyor.
    • Üniversite öğrencilerinin %56’sı iş yerlerinde sosyal medya kısıtlamasından ciddi şekilde rahatsız olacağını belirtiyor: Bu rahatsızlık işi bırakmaya kadar gidebiliyor. Aynı konuyla ilgili Cisco’nun da bir araştırmasına yer vermiştik. Bir şirket için sosyal medya sitelerine erişimi kısıtlamak yönetemediğiniz bir konuyu gündeminizden uzuk tutmaya çalışmaktır. Günümüzdeki profesyonellerin, aniden değişen ve gelişen teknoloji ve pazar gündemini yakalayarak, bunu işi için avantajlı kullanabilecek yetenekte olması istenir. Bu nitelikte çalışanlara sahip olamayan şirketler de buna yasak koyabilirler!

    2011 bu ve benzeri konularla çokça meşgul oldu. Artık hemen hemen her sunumda bu ve benzeri veriler kullanılarak “bakın sosyal medya çok önemli” dedirtmeye çalışılıyor. Evet, sosyal medya önemli fakat bunu doğru yorumlayabilmek ve amaç dahilinde kullanabilmek gerekiyor. Bu hem markalar için hem de birer kişisel marka olan sizler için böyle.

    Sosyal medyanın büyüklüğü ve önemi karşısında “vay be” demenin size bir faydası yok. Size olan faydası bu büyüklüğü nasıl değerlendirebileceğinizi düşünmekle başlayacaktır.sayilarla-sosyal-medya

  • Tablet Kullanıcıları Tabletlerini Çok Sevdi

    Tablet kullanımı ABD’de olduğu kadar bizde de yaygınlaşmaya devam ediyor. Hatta en son Pınar’ın yazdığı gibi özellikle iPad bu yaygınlaşmada en önemli katkıyı yapmakta. Birçoğumuz henüz tablet kullanmıyoruz ancak yakın zamanda tablet-cep telefonu ve tablet-netbook kıyaslaması daha çok yapılıyor olacak.

    Amerika’da yapılan araştırmaya göre tablet kullanıcıları tabletlerinden oldukça memnun. 🙂 Tablet kullanımı ve tabletlerin avantajları hakkında aşağıdaki infografiki incelediğimizde şu verilere ulaşıyoruz:

    • Günde 90 dakika ortalama tablet kullanımı
    • Tablet uygulamalarına harcanan para ortalama 37$
    • Amerika’da yaklaşık 82.1 milyon tablet kullanıcısı var
    • Kullanıcıların %88.3’ü yolda, %35’i de tuvalette tablet kullanmayı sürdürüyor
    • Tablet kullanıcılarının %54’ü 34 ve üstü yaşlarda
    • Her 4 tablet kullanıcısından 1’i daha az basılı kitap kullanıyor
    Bütün bunların yanında belki de en önemli konu; tablet kullanıcılarının, tabletlerin iş ve özel hayat ilişkisini dengelediğini, geliştirdiğini söylemeleri. Şüphesiz tabletler, gerçekten ihtiyacı olanlar için oldukça gerekli bir araç olarak kullanılabiliyor.
    tablet-kullanim-aliskanliklari

     

  • Nielsen’den Medya Kullanımı Araştırması [2]

    Nielsen’den Medya Kullanımı Araştırması [1] olarak değindiğim rapora devam ediyorum. Nielsen, State Of  The Media: Consumer Usage Report 2011 adlı raporunu 5 sayfalık infografiklerle yayınladı. Raporun ilk sayfasında medya kullanımı detaylıca incelenmiş. Bu sayfanın geriye kalan kısmına da şimdi değinmiş oluyorum.

    Raporun ilk kısmını şu şekilde kapatmıştık.

    “Sonuç olarak, Amerika baz alındığında medya kullanımı yavaş yavaş mobil ve internet odaklı olmaya doğru giderken, evlerde geçmişten gelen alışkanlıklardan dolayı bulunan geleneksel televizyonlar git gide asıl amaçlarının dışında kullanılmaya doğru itiliyor.”

    Televizyon şüphesiz hala günlük kullanımlarımız içinde önemli bir yere sahip ancak televizyonun televizyondan izlenmesi git gide azalıyor. Geleneksel televizyon bu açıdan pazarlamacılar ve reklamcılar için geri dönüşü zor olan bir mecraya dönüşüyor. Rapora göre televizyonu bildiğimiz şekilde geleneksel tvden seyredenlerin sayısı 288 milyonken internetten seyredenlerin sayısı ise 143 milyon. Ancak şunu da gözden kaçırmayalım; bugün televizyon seyretmiyorum diyenlerin oranı ne kadar azsa bu iki kümenin kesişimi de o kadar fazladır. Yani ben de televizyon seyrediyorum ancak bunu internette daha sık yapanlardanım. Bu açıdan ben iki grıupta da sayılmış oluyorum. Amerika’nın nüfusu (270 milyon!)

    Raporda Amerikalıların sosyal medyaya hangi araçlarla eriştiğine dair verilere ve akıllı telefon (smart phone) kullanımına geniş yer verilmiş. Mobil erişebilirliğin %37 ile önemli bir seviyeye çıktığını görmekteyiz.

    Sosyal medyaya erişim araçlarının kullanımı

    • -%97 bilgisayar
    • %37 cep telefonu (mobil)
    • -%3 iPad
    • %3 oyun konsollar

    – Bir kullanıcı ayda ortalama olarak 94 web sitesi, 2905 sayfa görüntüleme ve 830 Facebook sayfası ziyaret etmekte.

    – Ayrıca yaklaşık her 5 kullanıcıdan 4’ü sosyal networkleri ve blogları ziyaret ediyor.

    Akıllı telefon kullanımı artıyor

    Amerika’da akıllı telefon kullanımı neredeyse, diğer telefonlarla eş düzeyde. Akıllı telefon kullanımı %43 seviyelerine ulaşırken, pazarın lideri Android’in rakiplerine ciddi fark attığını görüyoruz. Bunda şüphesiz HTC ve Samsung’un katkısı büyük. Apple ise akıllı telefonlar içerisinde sadece %28’lik bir paya sahip.

  • Nielsen’den Medya Kullanımı Araştırması [1]

    Nielsen’in yayınladığı “State of  the Media: Consumer Usage Report 2011” raporu Amerikalıların televizyon, sosyal medya, mobil ve online medya kullanım alışkanlıklarını ortaya koyuyor.

    Rapora göre Amerika’da en az bir tane televizyonu olan 290 milyon insan varken yaklaşık 36 milyon hanede en az 4 adet televizyon var! Öte yandan ABD’de uydu alıcısı olan 95 milyon insan olduğu belirtiliyor. Diğer taraftan ise cep telefonu sahibi olan 232 milyon insanın televizyon sahipliğinden daha az olduğunu görüyoruz. Ancak bu televizyonun, cep telefonundan daha vazgeçilmez olduğu anlamına gelmiyor.

    Televizyon sahipliğinin fazlalığı, televizyonun hala çok popüler bir medya aracı olduğu anlamına gelmez

    Televizyon olan her evde neredeyse bir adet dvd playerın olduğunu söylemek mümkünken video oyun sahipliği de evlerde dvd player kadar popüler. 162 milyon Amerikalı’nın evinde video oyun konsolu mevcut. Bütün bu veriler aslında bize televizyonunu sadece televizyonluk görevi için değil aynı zamanda dvd player ve video oyun konsollarına ortam hazırladığı için de gerekli olduğu sonucunu çıkarır. Bu anlamda Amerikalıların bu kadar çok televizyon sahipliği televizyonun hala çok popüler bir araç olduğu anlamına gelmez.

    Sonuç olarak, Amerika baz alındığında medya kullanımı yavaş yavaş mobil ve internet odaklı olmaya doğru giderken, evlerde geçmişten gelen alışkanlıklardan dolayı bulunan geleneksel televizyonlar git gide asıl amaçlarının dışında kullanılmaya doğru itiliyor.

     

    tv-media-landscape-nielsen-infografik

  • Socialbakers’tan Youtube Raporu: Top Brands on Youtube

    Socialbakers Aralık 2011’den itibaren Youtube raporları da vermeye başlamıştı. Şimdi ise Youtube’da en fazla kanalı, takipçisi ve video içeriği olan markalar listelenmiş.  Bunun sonucunda da en fazla video içeriği gösterim yapan markalar sıralanmış.

    İşte Youtube video sayfası en fazla gösterim yapan ilk 10 site. Buradaki önemli nokta ise en fazla videosu izlenen markalar değil bunlar! Videoların izlenmesiyle ilgili detayı değil, klasik sayfa gösterim bilgisini içeriyor bu rapor. Bu önemli 😉

    Ayrıca bu raporlara socialbakers.com üzerinden her an ulaşmak da mümkün.

    Liste şu şekilde:

    1. Old Spice (erkek kozmetik bakım ürünleri)
    2. Red Bull
    3. EA
    4. DCShoesFILM
    5. Disney Pixar
    6. Universal Musics Pain
    7. Google Chrome
    8. Nike Football
    9. Elektronic Arts DE
    10. Red Bull USA

    socialbakers_youtube

  • En Çok Paylaşılan Viral Video Reklamlar

    Unrly 2006-2011 dönemini kapsayan, en çok beğenilen ve paylaşılan viral videolar listesini interaktif infografik olarak sunmuş. Listenin başında yakından hatırlayacağımız, Facebook’ta özellikle adından çok söz ettiren Volkswagen The Force virali yer alıyor. Volkswagen’in bu viral video kampanyası Facebook, Twitter ve bloglarda 4.774.889 kere paylaşılmış!

    Volkswagen’ın ardından DC Shoes, T-Mobile ve Kia yılın başarılı viral video pazarlaması yapan diğer şirketleri. Yakında viral video reklamcılık üzerine detaylı, yeni yazılarımız da olacaktır. Bu konuyla ilgili olarak sosyal video reklamcılık adlı video infografiği de buradan izleyebilirsiniz.

  • Turkcell Kullanıcıları 2011’de 87 Milyar Dakika Konuştu

    Turkcell‘in 2011 yılına ait mobil verilerini paylaştığı infografiği görmek beni mutlu etti. Turkcell’in benim gördüğüm ve İnfopik’te yer alan ilk infografiği olması da infografiklerin geleceği açısından sevindirici.

    Özellikle mobil uygulamaların ciddi bir şekilde analiz edilmesi gerektiğini düşündüğüm verileri içerisinde barındıran infografikte mobil ödeme, mobil imza ve mobil tv verileri dikkat çekici. Turkcell 2011 bilançosu olarak da nitelendirilebilecek  bu bilgilerin GSM dünyasını yakından takip edenlerin ve mobile yatırım yapanların işine yarayacağını düşünüyorum.

    • Mobil imza ile 5,3 milyondan fazla işlem,
    • 152 milyon dakika mobil tv izleme
    • 12 milyon gol videosu izleme
    • 5,6 milyon mobil ödeme işlemi yapılması en dikkat çekici veriler.

    Turkcell-2011-mobil-infografik