Ay: Mayıs 2012

  • 2012 Sosyal Medya Pazarlama Raporu

    Sosyal medya pazarlama, dijital pazarlama çatısı altında sosyal ağlarda yürütülen pazarlama faaliyetlerini kapsar. Bu sosyal ağ genellikle Facebook ve Twitter olur. Bunların yanına girmeye çalışan LinkedIn ve henüz uzaklarda parlayan bir ışık olan Pinterest’i söyleyebiliriz.

    Online reklam, viral kampanyalar, e-bültenler, PR çalışmaları… Bütün bunlar artık sosyal medya üzerinden daha etkili yürütülmekte. Şunu söyleyebiliriz ki “Dijital pazarlama eşittir sosyal medya pazarlama” demeye ramak kaldı.

    Sosyal medya pazarlama, hali hazırdaki dijital pazarlama uzmanlarının ve sonrasında ortaya çıkan sosyal medya uzmanlarının iş kapsamına girmekte. Bu işi hakkıyla profesyonel yapanların ise ciddi anlamda iş beklentileri olmakta. Bu iş beklentileri, sosyal medya pazarlama işinin hakkıyla yapılması için gerekli araçlar, veriler, analiz dökümanları olarak karşılarına çıkmakta.

    3800 pazarlamacıya sosyal medyayı işlerinde nasıl kullandıkları soruldu. Yani pazarlamacılar, sosyal medyadan nasıl faydalanıyorlar ve sosyal medyadan daha iyi faydalanmaları için ekstra nelere ihtiyaç duyuyorlar, soruları yöneltildi. Yanıtlardan çıkan snuçlar şu şekilde:

    • Pazarlamacıların henüz %83’ü sosyal medyanın pazarlama için öneminin farkında.
    • Video pazarlama, pazarlamacıların 2012 hedeflerinde önemli yer tutmakta. Pazarlamacıların %76’sı 2012 faaliyetlerinde Youtube ve video kullanımını artıracaklar.
    • Pazarlamacılar, Google+ hakkında daha fazla bilgi edinmek, bu mecrayı kullanmak ve bu mecradan nasıl daha fazla ve iyi şekilde faydalanabileceklerini öğrenmek istemekteler.

    Sosyal Medya Pazarlamanın 3 temel faydası

    1. Daha fazla bilinirlik sağlar
    2. Trafik artırır
    3. Pazar durumunu anlamayı sağlar
    Şirketlerin sosyal medya pazarlama faaliyetlerini genel olarak inhouse yürüttüğünü görüyoruz. %30 oranında şirketler bu çalışmaları dış kaynak kullanarak yürütmekteler.
    2012-social-media-marketing-report

     

     

  • Disney’in Ekonomik Büyüklüğü

    Disney’i hepimizi biliriz, severiz.  Çizgi film, sinema, animasyon, eğlence turizmi gibi sınırlayabileceğimiz birçok sektöre yayılmış kocaman bir şirket. Walt Disney ile başlayan Disney’in bu renkli dünyasının bir de ekonomik boyutu var ki o da bir o kadar renkli. 🙂

    Disney ekonomisine hayranlık duyarken, aynı zamanda arkasındaki yönetim ve pazarlama başarısını da düşünmek gerekiyor.

    Bloomberg TV için özel olarak oluşturulan bu video infografikte Disney’e ait merak edebileceğiniz birçok bilgi mevcut. İşte onlardan birkaçı:

    Disney hikayesi Mickey Mouse ile başladı. Mickey Mouse, 1928’de doğdu!

    1937’de Snow White and The Seven Dwarfs (Pamuk Prenses ve 7 Cüceler) ortaya çıktı ve bugüne kadar 185 milyon dolar gelir getirdi.

    Disnayland 1955’te açıldı.

    Avengers (Yenilmezler) Türkiye’de 4 Mayıst 2012’de vizyona girdi. Dünya genelinde vizyona girdiği ilk haftada 207 milyon dolar hasılat elde edildi.

    Disney, 3 kıtaya yayılmış 11 tema parka ve 90 binden fazla çalışana sahip.

    Bugün dünyada 188 milyon kişi World of Disney mağazalarından ve 79 milyon kişi de online olarak alışveriş yapmakta.

     

  • Pinterest %10 Daha Fazla Satış Gücüne Sahip

    Pinterest’i yakından takip etmekteyim. Bu takibi hem bir kullanıcı gözüyle yaparken diğer taraftan da bir iş, girişim olarak Pintrest’in gelişimini case olarak incelemeye değer görüyorum.

    Pinterest’in temel ve farklılaştığı özelliklerine daha önceki yazılarda değinmiştik. Örneğin kadın kullanıcıların Pinterst’te yoğun olarak daha fazla olduğunu biliyoruz. Ancak bu oran zaman içinde azalma eğiliminde olacaktır. Ocak 2012’de kadın kullanıcıların oranı %80 oranındayken, bu değer Mart 2012 sonu itibari ile %72 seviyesine indi ki, bu oran hala çok yüksek. Pinterest için konuşursak, %51 ile bile olsa her zaman kadınların egemen olduğu bir platform olacağını söyleyebiliriz.

    Pinterest’in aylık tekil kullanıcı sayısının da zaman içinde ciddi artış gösterdiğini görüyoruz. Ocak ayında 2 milyon tekil kullanıcı Pinterest’i ziyaret ederken, Mart ayında 4 milyon tekil kullanıcı siteyi ziyaret etti. Ayrıca yine Mart ayındaki sayfa gösteriminin de 2,3 milyar seviyesine çıktığını söyleyebiliriz. Bütün bu gelişmeler, Pinterest’in yükselme evresinin devam ettiği anlamına geliyor. Özellikle kullanıcı sayısından çok, aktif ve tekil kullanıcı sayısının artması bu anlamda daha ciddi bir veridir.

    İnfografikte yer alan bence en önemli veri, Pinteret’in satış kanalı olarak etkisi. Araştırmaya göre Pinteret, diğer sosyal ağlara göre %10 daha fazla satış gücüne sahip. Yani Pinteret kullanarak ürünlerinizin satışını diğer mecralara oranla %10 daha fazla yapma olasılığınız var. Pinterest kullanıcıları, Pinterst üzerinde gördüğü, ilgi duyduğu ürünleri almaya daha fazla yatkın.

    Sosyal ticaret (s-ticaret) açısından Pinteret’in yerelleşmesi önem arz etmekte. Özellikle Facebook ile rekabette, Pinterest önemli bir aktör olmaya devam edecek.

  • Şampiyonlar Ligi Finali: Bayern Münih – Chelsea

    Bu akşam sezonun en önemli futbol olayı, Şampiyonlar Ligi final karşılaşması var.  İşi sadece iyi futbol izlemek isteyen futbol severler için kaçırılmaması gereken bir akşam.  Bu maç sadece Şampiyonlar Ligi finali olmasıyla önemli değil, Bayer Münih’in finali kendi sahasında oynayacak 4. takım olması da bu geceyi ilgi çekici kılıyor.

    Bayern Münih ve Chelsea yarı finalde favori gösterilen iki İspanyol takımı Real madrid ve Barcelona’yı eleyerek finale kaldı. Bu iki takımın finale kadar göstermiş oldukları performans ve Avrupa kupaları tarihindeki istatistiklerini infografikte görebilirsiniz.

    • Favorinin Bayern Münih olduğu karşılaşmaya dair ilgi çekici bilgiler şu şekilde:
    • Şampiyonlar Ligi finalinde Alman ve İngiliz takımları 5 kez karşılaşırken, İngilizler finalin 4 ünü kazandı. Bu maçların ikisini Bayern Münih oynadı ve kaybetti.
    • Finali kendi sahasında oynayan 4 takımdan biri de Bayern Münih olacak. Daha önce Real Madrid, İnter ve Roma bu başarıya erişti.
    • Bayern Münih bu sezon Avrupa’da, evinde oynadığı 6 maçı da kazandı.
    • İki takım en son 2004-2005 sezonunda çeyrek finalde karşılaşırken Chelsea rakibini elemeyi başarmıştı.
    Bu akşamki maça dair ne varsa aşağıdaki infografikte bulabilirsiniz 😉

     

  • Sosyal Ağların Demografik Durumu

    Sosyal medyanın 5 ana oyuncusunu, kullanıcı hareketliliği açısından kıyaslayan güncel, faydalı bir araştırma infografik haline getirilerek sunulmuş. Sosyal ağları kullanıcı sayısı, ziyaretçi sayısı, cinsiyet ve yaş kırılımında incelerken bir yandan da mecraların tahmini değerleri de listelenmekte.

    Bugün Facebook’un hisselerinin 38 dolardan sunulmasıyla ile birlikte borsaya girmesi ve öncesinde Instagram’ı satın alması gelişmeleriyle Facebook’un 1 numaralı devasa bir sosyal ağ olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında LinkedIn ve Pinterest gibi gelecek vaad eden sosyal ağların da durumunu yakından izlemekte fayda var.  Twitter’da işler yolunda giderken, Google+ henüz kullanım açısından istenilen seviyelere ulaşamadı.

    • Kadınların çoğunlukta olduğu mecra hala Pinterest
    • Erkeklerin çoğunlukta olduğu mecra hala Google+
    • Google Plus aylık ortalama kullanım süresi sadece 3 dakika
    • LinkedIn’de 13-17 yaş arası kullanıcı oranı %0

    Genel hatlarıyla bu şekilde değerlendirebileceğimiz araştırmanın en dikkat çekici gelişmesi belki de ortalama bir sosyal medya kullanıcısının Pinterest’te aylık geçirdiği 405 dakikalık sürenin Facebook’ta geçirdiği süreye eşit olması.

    sosyal-aglarda-demografi

  • Nielsen Raporu: Annelerin Dijital Yaşamları

    Nielsen yaptığı araştırmada Amerika’daki annelerin dijital yaşamları hakkındaki verileri infografik ile duyurdu. Daha önce benzer araştırma raporlarını size duyurmuştuk. Örneğin; eMarketer’ın benzer araştırmasını sizlere “Kadınlar Dijital Dünyayı Nasıl Kullanıyor?” başlıklı yazımda değerlendirmiştim.

    Annelerin dijital dünyaya karşı oldukça ilgili olduğunu söyleyebiliriz. İster çalışma dünyasından olsun ister ev hanımı, anneler interneti ve sosyal medyayı aktif kullanma yolunda önemli bir değere sahipler. Genel olarak kadınların internette sürükleyici olduğunu söyleyebiliriz. Burada orta yaşa erişmiş kadınların da internette ciddi anlamda zaman geçiriyor olmaları beraberinde yeni fırsatlar da getirmekte.

    Bugün Amerikalı her 3 annenin 1’inin blogger olması çok önemli bir veri. Ayrıca blogger olan annelerin %58’inin 18 yaşından küçük çocuğu olduğu bilgisini de düşünürsek, blog yazmanın annelerin nasıl hoşuna gittiğini görebiliriz. Çocuğu olması, annelerin dijital dünyadan kopmasına, blogger olmasına engel değil.

    Amerikalı annalerin dijital dünyada özellikle 3 mecrada yoğunlaştığı görüyoruz. Facebook, Pinterest ve Blogger (Blogspot) annelerin kullandığı başlıca mecralar. Mart 2012’de Amarikalı her 4 anneden 3’ünün Facebook’u ziyaret etti. Ayrıca annelerin blog yazmak için kullandığı temel servisin Blogger olduğunu görüyoruz. WordPress, bu anlamda ikinci sırada yer alıyor. Buna da Blogger’ın daha basit bir kullanım sunması ve Google üzerinden annelerin Blogger’a daha kolay ulaşabilmesinin neden olduğunu düşünüyorum.
    Anneler ile ilgili diğer dikkat çekici veriler ise şu şekilde.

    • Annelerin ortalama bir Amerikan’a göre Pinterest kullanma olasılığı %61 daha fazla
    • Anneler, sevdikleri bir markayı sosyal medyada %38 daha fazla takip etme eğiliminde
    • Amerika ortalamasına göre anneler blogları %27 daha fazla ziyaret etme eğiliminde

    Son olarak, infografikte yer almayan ancak Nielsen araştırmasında yer alan diğer veriler de annelerin online alışveriş eğilimleriyle ilgili. Annelerin e-ticaret kullanım alışkanları da şu şekilde.

    Anneler, internette alışveriş yaparak hem zaman hem de para tasarrufu etmek istemekteler.

    Anneler son bir ay içinde %35 daha fazla giyim alışverişi, %50 daha fazla oyuncak, %29 daha fazla müzik ve %23 daha fazla e-kitap alma eğilimindeler. Yani büyük ihtimalle bu oranlarda daha fazla alışveriş yapmış olacaklar. Burada da online ortamda kadınların ve özellikle annelerin satınalma gücünü bir kez daha görmüş oluyoruz.

     

    annelerin-dijital-yasami

  • Marka Bilinirliği Display Reklam İle Yaratılmaz

    Bannerlar 1994’te online dünyada yer almaya başladı. İnternet reklamcılığı dendiğinde ilk akla gelen reklam bannerları oluyor. Display reklamcılığın en önemli unsuru olan bannerlar, gelecekte de online reklamın önemli bir parçası olmayı sürdürecekler belki ama her geçen gün online reklam pastasındaki kullanım paylarını kaybetmeye başladıklarını da belirtelim. Sosyal medya reklamcılık ve video reklamcılık paylarını artırırken arama motoru reklamcılığı da payını koruyacaktır.

    Display reklamcılıkta tıklama (click) temel hedeftir

    Ziyaretçi bir bannera tıklamıyorsa, o reklamla ilgilenmemiş demektir. Marka bilinirliği, bir display reklam ile sağlanamaz. Kolay unutulur! Bundandır ki dijital pazarlamacıların temel hedefi “o” reklama tıklatmaktır! Günümüz standart reklam bannerlarıyla bu iş o kadar da kolay değil. Eğer zengin medya (rich media) türlerini kullanırsanız daha yüksek CTR (click through rate) değerlerine ulaşılacaktır.

    Bannerlara tıklayanların neden bannerlara tıkladığı incelendiğinde, sanıldığının aksine bannerın iyi tasarımı, dikkat çekici olması vb. gibi etkenler öncelikli değil çünkü öncelikle reklam, ziyaretçinin daha önce ilgisini çeken, ziyaretçinin beğenisini kazanan markaya ait olmalı. Bu da demek oluyor ki display reklamcılık, bilinen bir markanın ürün ve hizmetlerini duyurması için iyi bir yol. Yeni bir markanın kendisini duyurması için değil! Yeni bir markaysanız, reklamınızı tıklatmak daha zor olacaktır.

    Eğer, markanızı duyurmak ve marka bilinirliği yaratmak istiyorsanız; arama motoru reklamcılığını kullanabilir ve sosyal medyada viral kampanyalar yürütmeyi deneyebilirsiniz. 😉

     

    banner-reklamlar

  • Türksat 3A Frekansları ve Kanal Kurulumu

    Evde kullandığım uydu alıcısının kabiliyeti hakkında fazla bir bilgim yok; yani iyi bir aletle mi uğraşıyorum yoksa sorun bende mi bilemiyorum ancak kendisiyle pek anlaşamıyorduk. Teknolojiyle yatıp kalkan biri olarak bir receiverı yola getirememek sinirimi bozuyordu. Neyse ki sonunda işini bitirdim! :)

    Yeni bir kanal geldiğinde ya da bir kanalın uydu frekansları değiştiğinde hep sorun yaşıyoruz ailecek. Ailede bu işlere ben bakarım ve başarısız olmak fazlasıyla canımı sıkıyordu. herkesin kolayca yaptığı, frekans bilgilerine sahip olduktan sonra kolayca halledilmesi gereken bir iş benim için sinir bozucu hale gelmişti.

    Bugünlerde Tv 8′in daha öncesinde de Star Tv’nin frekans bilgileri değişince yeniden bu kanalları güncellemek ve ev halkının hizmetine sunmak benim görevim oldu. Tv 8′in güncellenen frekans bilgilerini aldım ve denedim ancak bir türlü kanalı getiremedim ekrana. En sonunda önceki bütün kanalları silip, Türksat 3A’da yer alan bütün güncel kanalları ve hatta radyoları da birlikte kurma yoluna gittim. Bunun için de Türksat 3A’nın frekans bilgilerine ihitiyaç duydum doğal olarak. Google’da arattığımda karşıma çıkan bütün sitelerde ve forumlarda hep aynı değerleri görüyor, ancak uyguladığımda bir türlü başarıya ulaşamıyordum. Neredeyse yarım günümü bu işe ayırarak ve pes etmeyerek en sonunda başarıya ulaştım. Peki nasıl?

    Kanal kurulumu ve uydu frekansları ile ilgili en sağlıklı bilgiye uydu.turksat.com.tr adresinden ulaşırsınız.

    Neredeyse bütün kaynaklarda Türksat 3A uydusunun kurulumu ve ardından bu uydudaki bütün kanalları aratarak alıcınıza kaydetme işleminin aynı olması size güven veriyor ve gidip hemen deniyorsunuz. Ancak bir türlü başarıya ulaşamıyorsunuz ve sonunda benim gibi birisinin bu işi n doğrusunu anlatması gerekir diye düşünüyorsunuz.

    Öncelikle o verilerin ne olduğunu görelim: 

    Uydu İsmi : Turksat 1C
    Arama Modu : Manuel
    Frekans : 12731
    Sembol Oranı : 3333
    Polarizasyon : Dikey
    Şebeke Arama : Açık

    Eğer yukarıdaki veriler sizde de çalışmadıysa yazıyı okumaya devam etmenizi öneriyorum. Özellikle Goldmaster uydu alıcısı kullanıyorsanız mutlaka okuyun.

    Frekansın 12731, sembol oranının 3333 ve polarizasyonun dikey olması benim uydu alıcım için hiçbir anlam ifade etmedi. Ayrıca bütün kaynaklarda bu değerlerin olması da “sanırım ben yapamıyorum” güvensizliğini size hissettiriyor.

    En sonunda, en balında yapmam gerekene şeyi yapıyorum ve Türksat 3A uydusunun güncellenen frekans bilgielrine ulaşıyorum. Sonuç başarılı…

    Türksat 3A Uydusu Frekans Bilgileri

    Arama Modu : Manuel
    Frekans : 12015
    Sembol Oranı : 27500
    Polarizasyon : Yatay (H)
    Şebeke Arama : Açık

    Kurulum:

    Öncelikle hali hazırda çalışan kanallarınızı silin. Hatta çalışan Turksat 1C uydusunu da silin. Bunu yaparak receiverda kanallar için yer açmış oluyoruz. Şimdi Türksat 3A uydusunu alıcıya tanıtalım. “Yeni uydu ekle” diyerek buna “TURKSAT 3A” ismini verin. Ardından TP bilgisi olarak yukarıda yazan bilgileri girin. Şimdi kanal arama işlemine geçiyoruz. Kanal arat dedikten sonra manuel aratmayı seçtiğinizde karşınıza az önce girdiğiniz TP bilgileriniz default olarak gelecek. Bu bilgileri girdiğinizde dikkat etmeniz gereken kritik bir nokta da LNB ayarı. LNB ayarınız 9750/10600 olmalı. Bu ayarı da yaptıktan sonra kanal aratmaya başlayabilirsiniz. Zaten bu bilgileri tamamladığınızda alıcınızın sinyal aldığını göreceksiniz.

    Ayrıca LNB ayarlarınızda yer alan DiSEqC 1.1: 3/4 ve DiSEqC 1.0: 1/4 olmalıdır. Bunu da kontrol etmeyi unutmayın.

    Umarım internetteki tek bir kaynaktan çıkan ve binlerce sitede kopyalanarak yayılan yanlış bilgiler yüzünden sizin de fazla zamanınız gitmez. Anlattıklarımın faydalı olması dileğiyle..

  • Sosyal Medya Nasıl Kullanılıyor?

    Sosyal medya kullanımı açısından pazarlama, reklam ve sosyal medya uzmanları ile ortalama bir sosyal medya kullanıcısının sosyal medyada sergiledikleri profil kıyaslanarak karşılaştırmalı olarak sunulmuş. 5 soruda yapılan bu karşılaştırmada öne çıkan detaylara bir göz atalım.

    Sahip olunan sosyal ağlara bakıldığından iki tarafında normal olarak en başta kullandığı sosyal ağın Facebook olduğunu görüyoruz. Facebook genel bir kullanıcı kitlesine hitap ederken, Twitter‘ın daha profesyonel bir kitleye hitap ettiğini bir kez daha görmüş oluyoruz. Google+ çıktığı günlerde birçoğumuz gidip hesabımızı açtık, biraz inceledik ve hızla yeniden Facebook’a doğru yol aldık. Bu açıdan Google+ hesabımız var ancak kullanım oranı henüz çok düşük. Bu açıdan Facebook ve Twitter’Dan sonra 3. kullanılan servisin Pinterest olduğunu söylemek mümkün.

    Genel anlamda şirketlerin sosyal medyada aktif olması, bu kanala yatırım yaparak para harcaması bekleniyor. Şirketlerin müşterileriyle sosyal medyada iletişimi arttıracak yatırıma daha çok ağırlık vermesi isteniliyor.

    Pazarlamacılar, sosyal medyada şirketlerin iletilerine daha fazla dikkat kesilirken, çoğu zaman takipçiler bunları önemsemiyor. Bu da şunu destekler nitelikte; profesyonellerin %92’si ilgilendikleri, beğendikleri markaları Twitter’da takip ederken, ortalama bir sosyal medya kullanıcısında bu oran %33.