Yepyeni bir yıla girdiğimiz bugünler, yeni başlangıçlar ve değişiklikler yapmak için harika zamanlardır. Hepimiz için yeni yılın ilk günleri hayallerin ve planların yüksek olduğu motivasyon dolu zamanlardır. Bu yüzden bu fırsatı iyi değerlendirmeli ve kafamızdaki değişim hareketine hız vermeliyiz. 🙂
Değişim daha iyiyi elde edebilmek adına yapılmalı
Değişim ve yenilik çoğu zaman riskli gibi görünse de gereklidir. Motivasyon tazelenmesi yanında önce, çağın ve de rakiplerinizin gerisinde kalmamak için sürekli yeniliği aramak gerekir. Yenilikçilik ve inovasyon önce bireyin içinde başlar, buradan yayılır ve bir topluluğun kültürünü oluşturur. Siz de 2014 ile kendiniz için yenilenme fişeğini yakabilirsiniz! Örneğin bir blogunuz varsa tasarım değişikliğine gidebilirsiniz. Belki de uzun zamandır ısrar ettiğiniz bir düşünceden artık vazgeçme zamanı gelmiştir. Her ne olursa olsun, fikirler değişebilir. Teknoloji hızla gelişir, kullandığımız ürünler değişir, duygular değişir. İş hayatındaki kararlar değişir, hatta işimizi de değiştirebiliriz. Önemli olan değişimi daha iyiyi elde edebilmek adına ve tam zamanında yapabilmek.
Markanın logosu markanın kimliğinin en önemli parçalarından biridir. Biz insanların kimliğini yansıtan sizi diğer insanlardan farklı kılan yanlarınızı düşündüğünüzde, bu kimlik üzerinde gideceğiniz değişimlerin ne denli riskli ve cesaret gerektiren bir iş olduğunu anlayabilirsiniz. Bir markanın logosunu değiştirmek, biz insanlar için yaşadığınız şehri değiştirmek kadar radikaldir. Ancak eğer yeni bir şehre taşınmanız hayatınız için size yeni fırsatlar açacak ve son derece faydalı olacaksa bu yeni kültüre de çok çabuk alışacaksınız.
Pepsi 11 yılda 3 logo değiştirdi; Microsoft en son 2012’de yeni logo değişimine gitti
Dünyanın en ünlü markaları zaman içinde logolarını değiştirme, daha doğrusu yenileme gereğini görmüşlerdir. Her şeyi en başından çok iyi yapamazsınız, yapsanız dahi dünya ve insanların beklentileri hızla değişirken, markanızın algısı da zaman içinde kayabilir. Buna uygun olarak esneyebilmek, markanın kimliğini ve paralelinde logosunu yenilemek gerekir. Bu konuda benim en çok takdir ettiğim marka, Pepsi’dir. Pepsi, yılmadan usanmadan ve sık logo değiştirmenin bir handikap olmayacağı görüşüyle, logosunda sık aralıklarla değişime gitti. Aşağıdaki infografikte de görebileceğiniz gibi Pepsi 1998-2009 yılları arasında yani 11 yıl içinde tam 3 kere logosunu yeniledi ve her seferinde logosunun daha iyi olduğu açık.
Değişime karşı ne kadar direnç gösterirseniz gösterin, eninde sonunda kazanan yine değişim olacaktır. Değişmek için geç kalmayın.
Bir girişimciyseniz, markanızın o demode logosunu değiştirmekten çekinmeyin! 😉
Not: Facebook sayfamızda paylaştığımız logolarla ilgili albümü buradan görmenizi öneririm.