Sosyal Medyayı Yasaklamak Geleceğimizi Hiçe Saymaktır

Ne utanç vericidir ki dünyada sosyal medyayı yasaklayan ülkelerin oluşturduğu o kara listeye ya da utanç listesine maalesef artık Türkiye de girmiş bulunmakta. Sosyal medyanın yasaklanması ile gelişi güzel uygulanan “sansür” uygulamalarının bir adım ötesine geçilerek, özgür düşünce ve ifade özgürlüğünün bizlerin elinden alınmasını ve topyekun yasakçı bir zihniyetin yönetimi altında olduğumuzu yeniden görüyoruz.

İnternet, hepimiz için sınırsız, uçsuz bucaksız bir bilgi ortamı. Sosyal medya ise işte bu bilgi ortamında, bireylerin de kendi bilgilerini, kendi öğretilerini paylaşabildiği özgür bir medya ortamı. Yani anlayacağınız “ileri demokrasi” kurallarının geçerli olduğunu iddia eden bir ülkede sonuna kadar özgür olması gereken bir ortam. Gelin görün ki düne kadar çağdaş, hoş görünün ana vatanı olarak nitelediğimiz güzel ülkemiz artık Çin, Kuzey Kore ve İran gibi antidemokratik baskı rejimleriyle yönetilen ülkelerle birlikte anılmaya başlandı.

Aşağıda ABD’de merkezli, Mother Jones Dergisi’nde yayımlanan grafiği görüyorsunuz.  Sosyal medya yasaklarının ülkemiz prestijine yaptığı olumsuzluğun boyutunu görebiliyor musunuz? (Dilerseniz derginin konuyla ilgili yayımlanan online içeriğine buradan ulaşabilirsiniz.)

Hükümetlerin sosyal medyayı yasaklaması gündelik çıkarları için ülkenin geleceğini hiçe saymalarıdır.

Yukarıdaki bu son derece vahim tabloda yer almak, sadece ülkemizin insan haklarıdemokrasi (demokrasiden bahsedilebilirse) ve kişisel hak ve özgürlükler konusundaki yoksunluğunu göstermekle kalmayıp, ülkenin yönetim biçimi hakkında son derece olumsuz bir algı yaratmakla kalmıyor. Çünkü bir ülkenin yönetim biçimi ve saydığım diğer bütün unsurlar o ülkenin her şeyini ve en çok da ekonomi ve kalkınmasını etkiler. Sosyal medyayı yasaklamak sosyal medyayı yasaklamakla bitmiyor; dünyadaki algınızı da değiştiriyor ve en yalın anlatımla, yabancı yatırımcıları ülkenize yatırım yapmalarına engel olmuş oluyorsunuz. Bu ise bizim gibi dışarıdan gelen sıcak para ile ekonomisini çevirmekte olan bir ülke için son derece kötü bir gelişme olacak. Bu açıdan, bu olumsuzluğun uzun vadede ülkemizin ekonomik gelişmesine de ciddi zarar vereceğini maalesef göreceğiz.

Sosyal medya, baskıcı yönetimlerce birer tehdit olarak görülmüştür. Çünkü…

Sosyal medyanın yasaklanmasının ne denli kritik olduğunu, dünya ülkeleri ve vatandaşları tarafından hangi algıya neden olduğunu daha iyi anlayabilmek için aslında önce sosyal medyanın ne demek olduğunu iyi kavramak gerekiyor. Düşünce ve ifade özgürlüğünün diğer insanlarca etkileşimli olarak paylaşılabildiği yani bu olanağı yarattığı için sosyal medya, baskıcı ülkeler ve hükümetlerce birer tehdit olarak görülmüştür. Çünkü sosyal medyada bireysel görüşlerini ve ülkede gerçekleşen her türlü doğru bilgiyi korkusuzca paylaşabilirler. Anlayacağınız sosyal medyada sansüre yer yoktur. Bu yüzden bizlerin anayasal ve en temel haklarından biri olan bilgi edinme hakkının bugün türlü bahaneler ve bireysel çıkarlar uğruna yasaklandığını görüyoruz.

Hiçbir mahkeme kararı olmadan Twitter‘ın yasaklanması ve ardından Youtube‘a getirilen erişim yasağı ile dünyada yasakçı ve antidemokratik ülke imajına sahip olan bir ülkede yaşıyoruz. Ben artık bu durumun bu ülkenin gençlerine ve onların geleceğine zarar vereceğini göremeyecek kadar bireysel hırslara bürünmüş yöneticilerle yönetilmek istemiyorum. İnternetin topyekun yasaklarla ve sansürle kontrol altına alınamayacak kadar özgür olduğunu hatırlatmak isterim.

İnternet özgürdür.

sosyal-medya-yasaklari

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir