Ülkemizde birkaç yıldır Ramazan’ın yaz aylarında olması, çalışanların yaz tatili planı yapmasını zorlaştırdı. Sadece çalışanlar etkilenmedi elbette bu durumdan, aynı zamanda yöneticiler de çalışanlarının tatile çıkış zamanlarını planlarken bir hayli zorlandı.
Yazın tam ortasına denk gelen Ramazan süresince çalışanlar izin kullanmaya pek de yanaşmazken, maalesef bazılarımız bu dönemde izin kullanmak zorunda kaldı. Durum bazılarımız için ise daha da vahim olabilir. Zira işe yeni başlamış olan, profesyonel hayatın ilk anlarını yaşayan biriyseniz ya da henüz işe başlayalı 6 ay bile geçmediyse sizin için tatilden bahsetmek can sıkıcı olacaktır. Hafta sonları sizin en iyi dostunuzdur bu dönemlerde. 🙂
Yaz tatili ve izin kullanmak profesyonel hayatın bir parçası. Özellikle Türkiye gibi çalışma saatlerinin Avrupa standartlarına göre fazla olduğu bir ülkede yaşıyorsak bizim için tatile çıkma ihtiyacı daha da fazla olacaktır. Ancak işler böyle yürümüyor. Çalışma saati olarak yüksek diyebileceğimiz bir ortamda maalesef iş verimliliği o derece yüksek değil. Hal böyle olunca da işveren de (iş kanunu) çalışanının tatil süresi konusunda hassas oluyor. Dün tam da bu konuyla ilgili bir yazıyı Selin yazdı; buradan okuyabilirsiniz.
Tatile çıkma ihtiyacı, çalışma süreleri, Ramazan’ın yaz aylarına denk gelmesi gibi durumlar tatil konusuna direk etki eden unsurlar. Bu unsurlar daha çok çalışanları etkiliyor, peki “patronlar” açısındn durum nasıl?
Careerbuilder’ın 5000’den fazla çalışan ve 2000’den fazla yöneticinin katılımıyla yapmış olduğu anket sonuçları gösteriyor ki Amerika özelinde baktığımızda yöneticiler çalışanlarına göre daha kolay tatile çıkabilyor. Bu sene yöneticilerin %81’i tatil planlarken, geçen sene bu oran %65’ti.
Yöneticilerde tatile çıkmak genel olarak doğal bir durumken, çalışanların %15’inin zamanı olmamasından dolayı tatile çıkmaktan vazgeçtiklerini gözlemliyoruz. Anket sonuçlarına göre söyleyebiliriz ki geçen seneye oranla yöneticilerin tatile çıkabilirliği artarken normal bir çalışanınki geriye gitmiş.
Tatile çıkmanın izin hakkıyla olan bağlantısının yanında ekonomik yeterliliğe de dayandığını düşünürsek, sıradan bir çalışanın tatil kullanma olasılığının azalması aynı zamanda ekoniminin de kötüye gitmesiyle orantılı. Çalışanların %19’unun ekonomik olarak tatil harcaması yapamayacak düzeyde olması bu durumu destekler nitelikte.
