Erman Akdeniz

Ürün Lideri | Kariyer Mentoru | Yazar

Benimle Oynama Çocuk

Koltuk kapmaca oynardık eskiden. Boş zamanların boş oyunlarından biri gibi gözükse de şimdi düşündüğümde çocukken oynanabilecek ne de eğitici bir oyunmuş…

Saklambaç oynardık. Genelde ağacı bol, eskimiş kulübesi sığınak olarak kullanılabilen sokaklarda, daracık yollarında futbol oynanamadığı zaman oynanabilecek makul oyunlardandı. Çocuk aklıyla anlayamamışım o zamanlar. Meğer hepsi hayattan bir parça, bir mesaj veriyormuş bize o küçücük yaşta…

– Ooo… Kimleri görüyorum. Nasıl çıktın abi oraya?
– Oğlum kes sesini yakalanacağız.
-Abi bu ebe de baya saf çıktı. Hala sağım solum diyor bu.
-Bırak onu şimdi madem geldin gel çömlek patlatalım*..Ver bakim sen kazağını…

Masum ebenin duygularıyla oynadığımız bir an. Bunu mu öğrenecektik hayattan. Kazanmak için aldatmak mı gerekirdi… Yanılmışım…

-Oğlum var ya iki saattir ebeye taş fırlatıyorum. Çömlek patlatacağız görsün beni diye tık dediği yok. Ne adamdır bu anlamadım.
-Abi merak etme sen, biz ebe olmayacağız. Bizi görmeyecek. Rahat ol sen. 20 bilyeye bağladık işi. Bugün çömlek patlamaz. Başka oyuna…
-Hadi yaa… Kazak güzelmiş. Yün mü bu?..

Saklambaç tehlikelerle dolu bir oyundur. Yanınızdakiler her an sizin yerinizi ebeyle paylaşabilir. (kim “ispitledi” (ispiyonladı) beni çıksın ortaya…) Değerini bilemedik saklambacın. Oysa saklambaç bize demişti :

“Takım arkadaşlarınızı iyi seçin. İş hayatında veya öğrenciyken sizi asla yarı yolda bırakmayacak insanlarla çalışın ve unutmayın. Her ebeye güven olmaz. Kontrolü elden bırakmayın.”
Peki ya koltuk kapmaca?
Koltuk dediğimize bakmayın. Sandalyecikler işte. Küçük yaşların bedenine uygun tarzı böyle oluyor. Tabure mi desek…

Baştan hayata dair mesajı veriyor oyun: “Bak dostum buraya birimiz fazlayız!” Oyuncu sayısından bir eksik sayıda koltuk var. Herkes koltuğa oturacak ama biri dışarıda kalacak. Hayat da öyle değil mi zaten? Hep bir yarış hep bir mücadele. Kazanan ve kaybeden bir arada.

O koltuk için mücadele ediyorsun. Çabalıyorsun, hedef koyuyorsun. Dışarda kalmamak için. Hızlı olmalısın. En azından en yavaş sen olmamalısın ayakta kalabilmek için.

Kendine yeterince yatırım yapmazsan, hızlı olmazsan ve eğer dışarda kalmak istemezsen bir bakmışsın birinin kucağındasın!

Görüyorsunuz işte… Oyun diye geçtik, terliyken su da içtik ama şimdi oyun bitti ve yarın bizi bekleyen yeni bir gün yeni bir hayat var… Hem de şakası hiç olmayan bir dünya burası…

Erman Akdeniz avatarı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir