Türkiye’de iyi bir şeyler yapmak için yeterince iyi olmak gerekmiyor. İyi bir şey göreceli.
Fatih Güner ile bir kere bir araya geldik. Kendisini Meşgul Sinyali’nde yazdığı dönemlerden bilirdim ancak ilk defa Nisan 2012′de kendisinin beni Entelijans’ın (sosyalmedya.co) Levent’teki ofisine davet etmesi üzerine bir araya geldik. Kendisi, sanırım sosyalmedya.co’da çıkan haberin de etkisiyle İnfopik‘ten haberdar olmuştu ve ilgisini çekmişti. İlgisini çekmişti diyorum çünkü Fatih’in benimle tanışmak istemesinin arkasında yatan konu İnfopik’i sosyalmedya.co’da sürdürmemi istemesiydi. İnfopik’teki bütün içerikleri sosyalmedya.co’ya aktarıp, İnfopik ekibiyle birlikte sosyalmedya.co’da aynı formatta içerikler üretmemizi teklif etti. Teklifini kabul etseydim infopik.com kapanacaktı. Tahmin edeceğiniz gibi bunu kibarca reddettim. Benim kendisini tanımadığım gibi belli ki Fatih de beni yeterince tanımıyordu.
O gün sadece İnfopik’ten konuşmadık. Öncesinde Fatih bana biraz sosyalmedya.co’dan ve sosyalmedya.co’nun kuruluşundan o güne kadarki, onun deyimiyle “başarısını” nasıl elde ettiğinden da bahsetti. Sohbetimizde dikkatimi en çok çeken şey Fatih’in sosyalmedya.co’yu anlatırken referans noktasının Webrazzi olmasıydı. Elbette Webrazzi’den bahsetmesi çok doğaldı ve Webrazzi’nin Türk internet sektörü yayıncılığı açısından başarılı bir örnek, öncü ve ilk oluşu Webrazzi’yi incelemeye, analiz etmeye ve kıyaslamaya değer kılıyordu. Ancak sadece var olan bir şeyi referasns alıp onun üzerinden gitmek garip gelmişti bana.
Daha önce Fatih ile aramızda geçen görüşmeden sadece İnfopik ekibindeki birkaç arkadaşıma bahsetmiştim. Şimdi yazmış olmamın nedene ise son dönemlerdeki Fatih Güner, Arda Kutsal, sosyalmedya.co, Webrazzi ve hatta Ekşi Sözlük anahtar kelimleri etrafında toplayabileceğimiz hadise ve benim sosyalmedya.co ile Webrazzi’nin yayıncılığı hakkındaki görüşlerimi paylaşmış olmak istemem.
Fatih’in, Webrazzi’yi eleştirdiği birçok nokta var. Zaten bunu sosyalmedya.co’daki yazılarında da kendisi dile getiriyor. Webrazzi’ye yöneltmiş olduğu eleştirilerinde bana kalırsa haklı olduğu noktalar da var. Bu eleştirilerden Webrazzi’nin sektörü manipüle ettiği tartışmaya açık olan bir iddiadır. Öte yandan Ekşi Sözlük konusu da yine eleştirilebilecek bir konudur. Ancak bu konunun Fatih’in dile getirdiği üslupla tartışılmasının da Webrazzi ve Arda Kutsal’a büyük haksızlık olacağını düşünüyorum. Kaldı ki takip ettiğim kadarıyla, Arda Kutsal bu tartışmaların içine pek girmedi ve suskun kaldı.
Şunu belirtmeliyim ki bugün Webrazzi’nin ve Arda Kutsal’ın yayın politikasının detayını ancak bir okuyucu mertebesinde değerlendirebilirim. Fatih’in söylediklerinde haklılık payı olduğunu varsaysak bile Webrazzi Türk interneti için her zaman çok değerli bir kaynak olmuştur ve bunu da sürdürecektir. Şu anda tartışılmasız kendi alanında Türkiye’nin en iyi blogudur ve saygıyı hak ediyordur. Şunu da belirteyim Arda Kutsal ile tanışmıyoruz. Ben kendisini Webrazzi’den biliyorum.
Fatih ile görüşmemizde, bana sosyalmedya.co’nun Webrazzi’den farklılaşarak başarıyı yakaladığını söylemişti. Webrazzi’de hiç olumsuz eleştiri haberi bulamazsın, biz her şeyi dobra dobra objektif bir şekilde yazarız. Bu yüzden fark yarattık, Webrazzi’nin üzerine çıktık demişti. Sansasyonel içeriklerle sosyal medyada içeriklerimiz çok paylaşıldı ve kısa sürede büyük ziyaretçi trafiği sağladık, duyulduk ve bir anda sosyalmedya.co’yu patlatabildik şeklinde açıklamalarda bulundu. Sözcükler bire bir aynı olmasa da manası bu şekildeydi. Dediğim gibi Nisan 2012′de olan bir görüşmeydi. Söyledikleri bir açıdan doğru olabilirdi ama bu, yaptığının ve yayıncılık politikası açısından gidiş yolunun doğru olduğu anlamına gelmiyor.
Sosyalmedya.co’da objektif, tarafsız ve cesur olmak hedefinin giderek sansasyonel haberciliğe doğru sapma gösterdiğini düşünüyorum. Fatih’in Webrazzi’yi analiz ederek sosyalmedya.co için bir strateji geliştirmeye çalıştığı çok açık. Ancak bu stratejiyi hayata geçirme biçiminin çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Sosyalmedya.co “cesur” olmak adına markalara ve kişilere saldırı politikası güdüyormuş gibi bir algı oluşuyor ve bu da okuyucu üzerinde gerginlik yaratıyor. Şunu çok açık söyleyebilirim ki sosyalmedya.co’da “Dosya” adı altında yazılan haberler hariç diğerleri benim çok da ilgimi çeken içerikler değil. Fatih’in son zamanlarda kaleme aldığı her yazı neredeyse, okuyucuya fayda sağlamaktan ziyade Fatih’in bireysel iç savaşının yansımaları gibi. Sosyalmedya.co’nun başarıyı bu yöntemde görmesi üzüntü verici maalesef.
Ekşi Sözlük ve Webrazzi arasında gerçekleşen olayı ben de onaylamıyorum. Ekşi Sözlük’ün özgür yapısıyla asla bağdaşmayan bu hadisenin gerçekleşmesi özellikle sözlükteki moderatörleri rahatsız etmiş olacak ki Fatih’in de az önce sosyalmedya.co’da yazdığı gibi bu gelişmelerin de etkisiyle sözlük moderatörleri toplu istifaya gitti. Ancak bu haberi sosyalmedya.co’da yine Fatih kaleme almış ve Webrazzi konusuna da değinerek sunmuştu. Anlayacağınız gibi söz konusu Webrazzi’yse dümene Fatih geçiyor ve sazı eline alıyor.
Fatih’in bu akşamki yazısı ile hissettim ki artık bu konu beni de rahatsız etmeye başlamıştı. Sonuç olarak tüm bu yaşananlar beni şu anda okumakta olduğunuz bu yazıyı yazmaya itti. Rahatsızlığım ise Webrazzi, Fatih ve Ekşi Sözlük konusundan ziyade sosyalmedya.co ve Fatih’in yayıncılık politikası. Bu konu benim anlatmak istediklerime bir örnek sadece.
Fatih’in Webrazzi ile uğraştığını çok net görüyoruz. Kendince haklı nedenleri olabilir ancak bu konunun gereğinden fazla üzerine gitmesi, (kaldı ki Fatih ve sosyalmedya.co bu konuda aktör değil) cesur habercilik adı altında sataşan ve okuyucuyu rahatsız eden bir üslüp kullanmış olmaları üzücü; çünkü sosyalmedya.co’nun da en az Webrrazzi kadar özellikle dijital pazarlama sektörüne katkı sağlaması gerektiğini ve sosyalmedya.co’nun kendisine bu misyonu yüklemesi gerektiğine inanıyorum. Maalesef sosyalmedya.co’nun bu yönde ilerlediğini söyleyemeyeceğim.
Bu sektörle ilgili olan biri olarak Fatih’in sektöre ve okuyucuya fayda sağlayacak yazılara dönmesini diliyorum. Webrazzi ile olan rekabetin sataşmaya dönüşmediği bir ortamın oluşması ve bunun da biz okuyuculara fayda sağlayacak düzeye gelmesi gerekirken, internet yayıncılığı açısından başarının sadece Google Analytics ve reklam geliri odaklı düşünülmesi hiçbir zaman başarı getirmeyecektir.
Not: Özgün ve kaliteli içerik üretmek günümüzde çok daha değerli ve kritikken bloglar ve sözlüklerin “özgür” olamadığı bir ortamda bu değer ortadan kalkar. Umarım, gün geçtikçe Ekşi Sözlük’te istifaya neden olan konularve benzerleri bir daha yaşanmaz. Bu konu nedir diyorsanız, sosyalmedya.co’da detaylarını bulabilirsiniz.
Not-2: Üniversitede öğrencilik yıllarımda bir oturumda konuşmacının biri anlatmıştı. Hikayenin bir parçasında karakter şuna benzer manada sözler söylüyordu: “Çıkardığım gazeteyi duyurmak ve popüler hale getirmek istiyordum. Ne yapabilirim diye düşünürken, ünlülerin haberlerini yapmaya başladıkça gazetemin popüler hale geldiğini gördüm. Büyük gazetelerde ve TVlerde haber oldu kendi küçük gazetem. Gazetemi popüler hale getirmek için içinde haber olacak haberler ve ünlüleri kullandım. Kısacası ünlülerin benden bahsetmesi için ünlüleri haber yaptım.”
Bir yanıt yazın