Sürekli her iyiliğe, her “Merhaba” ya anında karşı bir iyilikle cevap vermek, “Altta kalamam.” egosunun tipik örneğidir. Çünkü o kendi yaptığı iyilikle kendisini senden üstün görmek gibi bir gaflete düşer. Senin bu hareketin de ona bunu anımsatır. Ne üzücü değil mi?

Anında yapılan karşı iyilik, sizin merhabanızın bütün samimiyetini yok saymaktır. Kısasa kısas. Elbette bu bir genellemedir ancak inan bana buradaki anahtar sözcük “anında” dır. İşte bu yüzden ben komşu

İyilik, hediye vb. kabul etmek bir kültürdür. Ancak bazılarının aklı, iyiliğin veya o anki sevgi ortamının kıymetini düşünmekten ziyade anında nasıl bir iyilik ile karşılık verebilirime gider.

Bir hediye kabul etmek, karşındakine değer vermektir. Hediye kabul etmenin de bir adabı vardır. O anda önce hediye kabul edilir ve bütün dikkat önem karşı tarafa hissettirilir. Ancak o anda henüz  hediyeyi kabul etme adımını keyifle yaşayamayan hatta hediye kabul etmenin acı ve ızdırabıyla yanıp tutuşan insanlarla karşılaşabilirsiniz. :)

Dostluk uzun vadede kendini belli eder ve anında yapılan karşı iyilik bütün içtenliği, samimiyeti yok eder bence.

Bir iyilik yaparken karşılık beklemiyoruz, beklentiye girmiyoruz. Seviyoruz sadece.

***

Mesela bir kültürümüz var. Komşuya giden tabak boş gönderilmez. Bu kültürü bile gerçek manasıyla değil de yazıldığı gibi uyguluyoruz.

Komşuya giden tabağın hemen karşı hamle ile dolu gelmesi beni hep rahatsız etmiştir. Bırakın da biraz paylaşmanın, sevginin tadını çıkaralım birlikte.

Bir tabak gönderilince, karşı tarafa, geri ne koysak acaba sıkıntısı yaşatmak hoş değil. Nasıl olsa o tabaklar hep gider gelir komşucum.

Bugün benden sana yarın senden bana…