Kaybolan Yazılarımı Yapay Zeka ile Nasıl Geri Getirdim?

20 yıllık dijital arşivimi hayata döndürdüğümü ve 9 yıllık aradan sonra yeniden yazmaya başladığımı Yazılarımı Eve Geri Getirdim yazımda ana hatlarıyla anlatmıştım.

Ardından birçoğunuzun merak edeceğini tahmin ettiğim Yapay Zeka Çağında Neden Hala Blog Yazıyorum? sorusuna cevap verdim.

Şimdi ise kapanan blogumu ve dijital mirasım olan yazılarımı nasıl geri getirdiğimi anlatma zamanı. Aslında başka bir deyişle, yapay zeka ile ilk gerçek yazılım projemi nasıl gerçekleştirdiğimi anlatacağım. Hem de tek satır kod yazmadan!

Yazılarımı dijital enkazda buldum

Gün 1: Wayback Machine’de (WM) arşiv var mı?

Sorun: Site kapalı. 400’den fazla yazı kayıp. Yedek yok. Veritabanı yok.

Dijital mirasımı geri getirebilmem için öncelikle Wayback Machine’de (WM) bu yazıların hala durduğuna emin olmam gerekiyordu. Aksi takdirde zaten bu proje başlamadan bitmiş olacaktı. Amacım yıllar önce yazdığım yazılarıma yeniden ulaşabilmekti. Aynı yazılara, aynı cümlelere ve aynı izlere.

Blogumu yeniden açma fikri ile zihnimde acaba eski yazılarımdan bir kısmı internet arşivinde duruyor mudur sorusu belirirken, bir yandan hala blogumun yedeğini bulamamamın üzüntüsünü yaşıyordum. Açıkçası 9 yıldır kapalı kalmış blogumun belki birkaç sayfası arşivde duruyordur diyerek, büyük beklentilere de girmeden Wayback Machine‘de blogumun adresini çalıştırmaya başladım.

Tozla kaplı arşiv odasına girmiş ve aradığı o gizli belgeyi bulan dedektif gibi tıkladığım her yazı her sayfa açıldıkça sonucun umduğumdan çok daha iyi olduğunu ve neredeyse tüm blogun arşivlendiğini gördüm. Yıllardır emek verdiğim yazılarımın kaybolup gitmediğini görmek beni çok sevindirdi.

Birkaç sayfa ve yazıya tıkladığımda da içeriğin geldiğini görmek umudumu yeşertti. Ancak tüm yazıları bu şekilde tek tek kontrol edebilmem çok zordu. Ayrıca her bir kontrolden sonra tüm yazıları tek tek ayıklamalı ve yeniden yayınlamaya hazır hale getirmeliydim. Bunu yazıların hepsi için manuel yapmak çok zaman alırdı. Bu yüzden bu operasyon için yapay zekadan daha iyi bir yardımcım olamazdı.

Proje başlıyor: Yapay zeka ile bir kurtarma aracı geliştirmek

Şimdi burada şunu da söylemeliyim. Elbette bu devirde yüzlerce yazıyı Wayback Machine’den kopyalayıp elle tek tek ekleyecek değildim. En azından buna mecbur kalmadığım için mutluyum. Operasyon gerektiren süreçleri, yazılım gibi matematiği ve algoritması belli işleri yapay zekaya yaptırmak artık boynumuzun borcu!

Yine de öyle kolay olmadı tabii. Bu proje öyle tek bir komutla olacak iş değil. Zaten yazıları kurtarmakla da bitmiyor. Kirli datayı çekmek, ardından ayıklamak, temizlemek ve yeniden yayınlamaya uygun hale getirmek gerekiyordu.

Öyleyse başlayalım.

Gün 2-4: ChatGPT ile ilk denemeler

Açıkçası önce Claude ile çalışmaya niyetlenmiştim. Çünkü şu anda Claude bu tarz yazılım ve otomasyon konularında çok başarılı. Ancak ben gündelik dilde daha çok tercih ettiğim ChatGPT ile başlamak istedim. Yani uzun, daha yorucu ama daha öğretici olacak yolu seçtim. Ancak en sonunda yine projeyi Claude ile tamamladım. Anlatıyorum…

ChatGPT’ye hemen amacımı ve mevcut durumu özetleyerek başladım. Komutu verdim.

İlk olarak ChatGPT ile WM üzerinde ne kadar yazımın arşivlendiğini, bunların ne kadarının tekrar temizlenerek eski haline dönüştürebileceğini gördüm. Birden fazla kez arşivlenmiş yazıları da ayıklayınca artık arşivlenen ve kurtarılabilecek net benzersiz yazı sayısına ulaştım.

Önceki gün yaptığım manuel kontrollerde yazılarımın birçoğunun arşivlendiğini görmüştüm ama bunu ChatGPT’nin de onaylaması doğru yolda olduğumu göstermiş oldu. Bu işi başaracağıma olan inancımı fazlasıyla arttırdı. Gerçekten de yazılarımın büyük kısmını, belki de tamamını geri getirme olasılığı artık çok yüksekti. Bu işi yapmaya fazlasıyla değerdi.

Projeye artık ChatGPT de inanmıştı. O zaman kurtarmaya başlayabilirdik.

ChatGPT bana önce Visual Studio Code’u kurduttu ve Python ile bu projeyi yapabileceğimizi söyledi. ChatGPT’nin yönlendirmeleriyle bu kısımları hızla hallettim.

ChatGPT’den beklentim şuydu: Önce sadece yazı içeriklerinin WM’den çekilmesi, ardından içeriğin temizlenmesi (İçeriği çekerken geçmiş sayfada kalan eski eklenti kalıntıları, bazı etiketler ve kirli data da geliyor.) ve sonrasında içeriğin WordPress’ uygun şekilde aktarılabilecek hale getirilmesiydi.

ChatGPT ile yaşadığım deneyimi uzun uzun anlatmayacağım. Tam 2,5 gün boyunca uğraştım. Her gün “Bunu Claude ile çoktan halletmiştim.” dedim. Ama ChatGPT’nin şöyle bir faydası oldu. Claude ile hemen sonuca ulaşmak daha kolayken ChatGPT gerçekten bir junior yazılımcıymışım gibi bana temelden anlattı her şeyi. VSC’de tek tek bana dosyalar açtırdı ve hazır kodları verdi. Bu süreç sonuç anlamında başarılı olamadı çünkü bir dosyayı güncellediğimizde aynı dosyayı referans alan bir diğer dosya ile uyumsuzluklar yaşandı.

ChatGPT tek seferde birbiri ile uyumlu çalışacak proje dosyalarını yazamadı. Sürekli dosya boyutu kısıtlarına takıldı. Tek seferde hazırlanmış bir dosyayı verememeye başladı. Ancak ben bu süreçte VSC ve Python’u daha etkin bir şekilde deneyimleme şansım oldu. Bu açıdan da önce ChatCPT ile uğraşmaktan pişman olmadım.

3. günde artık yorulmuştum ve sonunda Claude’u açtım.

Gün 5: ChatGPT ile geçen 3 günden sonra Claude’a geçtim

Hazırda kurulu VSC ve artık Python aşinalığım oluşmuştu. Biliyorsunuz ben yazılımcı değilim ama kod okur yazarlığım vardır. Doğrudan koda müdahel eedecek kadar bilmesem de yazılım jargonunu bilirim. Bunun da en çok faydasını Claude’da ve daha çok da ChatGPT’nin cevaplarını anlarken gördüm.

Claude ise, daha önce hiç kod yazmamış biri için bile çalışılabilir bir sonuç üretebilecek kadar anlaşılır bir süreç sundu.

Benim yönlendirmelerim ve belirlediğim kapsam ile istediğim kodu hemen önüme koydu. Bir Product Person daha ne ister!

Claude ile yaptığım denemeler sonrasında ilk “.md” dosyasının başarılı bir şekilde çekildiğini görmek tamam artık bu işi yapıyoruz dedirtti. Ardında koddaki sayı limitini artırarak tüm içeriği içeri aldık.

Gün 6: Temizlik

Claude ile bir günde tüm yazıları çektim. Ancak iş yazıları çekmekle bitmedi. Çekilen yazıların içeriği kirliydi. Eskiden kalma eklentilerin kalıntıları, meta taglar, vb. istenmeyen birçok kod ve içerik parçacıkları da vardı. Claude ile bu temizleme işini de yine benim yönlendirmelerim neticesinde oluşturduğu hazır kodları VSC’de çalıştırmam neticesinde başardım.

Gün 7: WordPress’e yükleme

Artık “.md” dosyaları neredeyse tamamen temiz ve WordPress için XML dosyasına dönüşmeye hazır hale gelmişti.

Bu süreçte ben ermanakdeniz.com’u çoktan kurmuş ve siteyi açmıştım. Artık eski yazıları tek seferde bloga kurmak kalmıştı. WordPress’in içe aktar/dışa aktar eklentisi ile bunu da çok kolay hallettim. Ancak bununla bitmedi.

Sonuç: 486 içerik geri döndü!

Projenin sonunda toplam 486 adet içeriği geri getirebildim. İşlemi sadece ermanakdeniz.com için yapmadım. Aynı zamanda btisanalisti.com ve infopik.com sitelerinde önceden yayımlanan yazılarımı da geri getirerek birçoğunu tekrar kendi blogumda yeniden yayımlayabildim. Ancak hala şu anda bile tek tek içeriklerin içini açıp kontrol ediyorum. Bir editör gibi içeriği düzeltiyorum. Görselleri yüklüyorum ve okunabilir hale getiriyorum.

Yapay zeka bana bilmediğim bir programlama dilinde çalışan bir araç geliştirme olanağı verdi. Ama problemi tanımlayan, doğru çözümü arayan, çıktıyı test eden ve neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar veren yine bendim.

Yani ben bir ürün lideri, Claude ise deneyimli bir yazılım geliştirici oldu.

Sorunu doğru analiz edip yapılacak işin kapsamını ben çevreledim. Claude ise bu reçeteye göre bana uygun yazılım dilindeki o sihirli kodları verdi. Yapay zekanın getirdiği bu kolaylığı bizzat canlı bir proje ile test etmek de benim için ayrıca keyifli ve faydalı oldu.

Erman Akdeniz avatarı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir