Klişenin bile ötesinde, ortalama bir “Akıl Hocası”nın söylediği telkinlerin başında gelir: “Blog Aç!”
Bundan 5-6 yıl öncesine gidersek blog açın demenin etkili bir yanı vardı. Henüz bu kadar popüler olmayan “Blog Aç” yönlendirmesi o dönemler için “satan” bir fikirdi.
Blog kavramı da yeteri kadar bilinmediği için gerçekten blog açması gerekenleri, açabilecek niteliklerde olanları bundan haberdar etmek adına faydalıydı bu yönlendirmeler. Bir nevi geleceği yakalamak adına değerli bir öngörü paylaşımıydı. Bundan 5-6 yıl öncesinde danışmanlar, kişisel gelişimciler vb. konferanslardaki sunumlarında, yurt dışındaki eğilimleri de takip ettikleri için kişisel blog kavramı üzerine önemle eğilirlerdi.
Altın öğüdü kopyalamak ama altını dolduramamak
Şimdi artık bir şey demiş olmak için bir şeyler söyleniyor. Akıl vermek, bir trendi eskitene kadar söylemek “birilerini taklit etmek”ten öteye gidemiyor. Gidemiyor çünkü akıl verilirken, birine bir öneride bulunurken, insanlar ne duyduklarına yani başlığa, etikete odaklanır. Sistemli hareket edilemediğinde trendlerin peşinde koşarken helak olursunuz. Öğüdü veren kişi piyasada sahte yükseliş ve popülarite yaparken olan bu kişilerin yanlış yönlendirdiği insanlara olur.
Öncelikle şunu bilmelisiniz. İyi bir okuyucu olmadan iyi bir yazar, blogger olmanız mümkün değil. Kişisel kariyerinizle paralel bir blog açıp özgün içerik üretebilmeniz için çok okumanız ve araştırmanız gerekiyor. Dikkat edin çünkü artık herkesin dilinde olan bir söyleme dönüştü bu. “Sen bir blog aç.” Sanmayın ki ben kimseye bu yönde tavsiyeler vermiyorum. Ancak hazır görmediğim insanların gereksiz içerik üretme uğraşına ve bunun için kalitesiz, benzer içerikler üretmelerine vesile olmaktan da kaçınıyorum. Peki bu söylediklerim ne kadar uygulanıyor?
Neden blog açmalısınız sorusuna verilen cevap çok nettir. Online ortamda kişisel markanızı yaratmak ve kendinizi sunabilmek için dijital ortamda erişilebilir olmalısınız. Online ortama hakkınızdaki küçük fısıltıları yaymalısınız. Sizi insanlar görmese de değerinizin farkına varabilirler. İşte bunu sağlayabilirsiniz ve buna kendini pazarlamak denir.
Herkes blog açmamalı gibi bir yargının peşinde asla olmam. Ancak içerik üretmenin peşinde giderken çok hızlı değişen dünyadan almanız gereken nimetleri ıskalama olasılığınız daha çok artabilir. İçerik üreteceğim diye okumanız gereken değerli yazıları ıskalıyanlar çoğunlukta. Sırf bir blog açtım, bir şeyler yazmalıyım diye özgün içerik üreten kaliteli bloggerların içeriklerinin benzerini ve kopyasını üretme eğilimine girenler de bir hayli fazla.
Özgün olamayacaksan blogun, her geçen gün ne kadar sıradan olduğunu göstermeye yarar
Günümüzde herkes blogların farkında. Farkında olması gerekenler zaten bilgiye çok kolay ulaşıyor. Özellikle kendi blogları üzerinden kaliteli içerik üreten profesyonellerin gençlere “Blog Aç” tavsiyesinden öteye geçebilmeleri gerekir. Blog açmadan önce alanınızla ilgili profesyonellerin bloglarını okuyun, öğrenin. Blog açmak iyidir, ancak hakkını verebilirseniz ve alanınızdaki diğer bloglardan farklılaşabilirseniz. Yoksa gerçekten her geçen gün daha da sıradanlaştığınızın resmini ortaya koymaktan başka bir işe yaramaz blogunuz. Herkesin yazdığını sen de yazarsın. O halde niye blog açtın ki? Kişisel markanı “Bakın ben de sıradanım.” demek üzerine mi kurmak istiyorsun?
Tavsiye alırken şuna dikkat edin.
Biri sizin önce eksik yanınızı gösteriyorsa ondan uzaklaşın. Size bir şey satmak istiyordur.
Blog açmadan önce okumayı düşünün. Eğer gerçekten blog açarak özgün içerikler ve konular üretebileceğinize inanıyorsanız ben size her konuda destek olmaya hazır ve gönüllüyüm.